Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/5281 E. 2023/9142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5281
Karar No
2023/9142
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda; takip talebinde yer alan alacağın türü ve miktarı ile tebliğ edilen ödeme emrinde yer alan alacağın türü ve miktarının tamamen farklı olduğunu, ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmediğini ve tebliğ edilen, itiraz gören ödeme emrine herhangi bir belge eklenmediği gibi borcun sebebinin de yazılmamış olduğunu ileri sürerek ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; takip talebinde 03.03.2014 tarihli kur üzerinden yabancı para alacağının Türk parası karşılığının belirtildiği ve faizin de takip tarihinden itibaren başlatılmasının talep edildiği ve takip talebinde belirtilen 37.249.750,00 TL alacağın da ödeme emrindeki TL alacak miktarı ile aynı olduğu, bu hali ile takip talebi ile ödeme emri arasında farklılık bulunmadığı gibi İİK 58. madde düzenlemesine de aykırılık bulunmadığından şikayet süresinin 7 gün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile şikayetin hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılması sebebiyle davanın reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ödeme emrinde borcunun sebebinin belirtilmemiş olduğu, alacağın takip talebinde döviz cinsinden belirtilmesine rağmen ödeme emrinde TL olarak belirtilmiş olduğu, dayanak belgelerin takip talebinde var olmasına rağmen ödeme emrinde borcun sebebi olarak gösterilmemiş olduğu, takip talebine aykırı ve farklı olarak ödeme emrinin düzenlenmiş olduğu gerekçesi ile davacının şikayetinin kabulü ile davacıya/borçluya çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verildiği görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde her ne kadar ödeme emrinde üst kısımda asıl alacak ve faiz Türk Lirası olarak yazılı ise de toplam alacak altındaki kısım incelendiğinde; Amerikan Doları cinsinden toplam alacağın, Amerikan Doları kuru ile çarpılmak suretiyle Türk Lirası olarak gösterilen miktara ulaşıldığının ve yine o tarihteki Amerikan Doları kuru ile çarpılmak suretiyle harca esas değerinin de açıkça gösterildiği dolayısı ile esasen gerek ödeme emri gerekse takip talebinde alacaklının Amerikan Doları üzerinden yabancı para alacağı talep ettiği ve ödeme emrinin takip talebine aykırı olmadığı görülmektedir. Öte yandan, şikayete konu icra dosyası ile ilgili olarak borçlu defalarca kez yargı yoluna başvurmuş, şikayetlerde bulunmuş ve icra dosyasında ödeme emrine itiraz etmiştir. Borçlunun ödeme emri tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra dairesine yapmış olduğu itirazının incelenmesinde; zaman aşımı itirazı, imzaya itiraz ve borca itirazlarını ve ödeme emrine yönelik şikayetlerini ileri sürdüğü itiraz üzerine takibin durduğu, akabinde alacaklı tarafça itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince tesis edilen 26/05/2016 tarih, 2014/247 Esas - 2016/351 Karar sayılı karar ile; davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları asıl alacak ve temerrüt tarihi olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 15.000.000,00 USD Amerikan dolarının %20'si tutarında (3.000.000,00 USD) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verilmiş olduğu, borçlunun başvurusu üzerine yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.03.2017 tarih, 2016/13131 Esas - 2017/1769 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği; bozma sonrasında dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılama sonunda ise ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/11/2018 tarih, 2018/297 Esas - 2018/405 Karar sayılı kararı ile aynı kararda direnilmesine karar verildiği, direnme kararının yeni bir karar olduğu gerekçesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne gönderildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 08/11/2019 tarih, 2019/4025 Esas ve 2019/7000 Karar sayılı ilamı ile kararının bozulmasına karar verildiği, tarafların karar düzeltme talebi sonucu yapılan inceleme ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 23/03/2021 tarih, 2020/1116 Esas ve 2021/2777 Karar sayılı ilamı ile kararın değişik gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/09/2021 tarih, 2021/171 Esas - 2021/330 Karar sayılı kararı ile bozma öncesi kararda direnilmesine dair ikinci kez direnme kararı verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2022 tarih, 2021/11-933 Esas - 2022/389 Karar sayılı ilamı ile direnme kararı uygun bulunarak davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine karar verildiği ve neticeten Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2023 tarih, 2023/1030 E. - 2023/1555 K. sayılı ilamı ile; hükmün icra inkar tazminatına ilişkin kısmı yönünden yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması ve buna göre hükmolunan icra inkar tazminatı miktarının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği, tüm bu yargılama safahatı boyunca sürekli itirazların iptal edilerek USD/Amerikan Doları üzerinden takibin devamına karar verildiği ve borçlu tarafından hiçbir aşamada alacağın Türk Lirası alacağı olduğu öne sürülmediği gibi şikayet konusu da yapılmadığı görülmektedir. Yine borçlunun dosya hesabına yönelik şikayette bulunduğu ... İcra Hukuk Mahkemesinin 26/12/2018 tarih, 2018/151 Esas - 2019/20 Karar K. sayılı dosyasında da borçlu vekili şikayet dilekçesinde bizatihi “.... alacaklı görünen taraf icra dosyasına sunulan takip talebinde asıl alacak ve faizi belirttikten sonra alacağın o günkü tarih itibari ile merkez bankası dolar satış kuru üzerinden (03/03/2014 tarihi itibariyle 2,22 TL) alacağının Türk Lirasına çevrilerek tahsilini talep etmiş ve aynı tarih itibariyle ... İcra Müdürlüğünce “alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda” ödeme emri düzenlenmiş ve borçlu müvekkile tebliğ çıkmıştır. Gerek takip talebinde gerekse de takip talebi doğrultusunda düzenlenen icra müdürlüğü kararında ve bu karara istinaden hazırlanan ödeme emrinde toplam borcun tahsili tarihi ile merkez bankası dolar kuru üstünden tahsili talebi açıkça dile getirilmemiş olmakla bu hali ile icra müdürünün 03/03/2014 tarihinde Türk Lirasına çevrilerek 33.300.000,00 TL asıl alacak, 3.949.750,00 faiz olmak üzere toplam 37.249.750,00 TL'yi, buna aykırı olarak 20/12/2018 tarihi itibariyle merkez bankası kuru üzerinden 5,25 TL üzerinden Türk Lirasına çevrilerek hesap özeti çıkartması usul ve yasaya ve alacaklı vekilinin takip talebindeki talebine açıkca aykırıdır. Ayrıca icra müdürlüğü, alacaklı vekilinin talebi ile bağlı olup talebi genişletme yetkisi yoktur. Bu minvalde icra müdürlüğünce takip talebindeki taleple bağlı kalınarak takip tarihindeki yani 03/03/2014 tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilme işlemi yapılmalıdır...” şeklinde ifadede ve beyanda bulunmuş olduğu görülmekle açıkça takip talebi ile ödeme emrinin birbiriyle aynı olduğu belirtilmiş ve benimsenmiş, dolayısıyla alacağın ödeme emrinde de Amerikan Doları/USD alacağı olduğu açıkça kabul edilerek, takip sonrası dosya hesabında hesaplamada kullanılan kurun farklı olması hususu şikayet edilmiştir. Netice itibariyle yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere takip talebi ile ödeme emrinin farklı olduğu iddiasının dosya hesabına yönelik şikayet yargılamasında itirazın iptali davasında ve sair şikayetlerde ileri sürülmediği, aksine aynı olduklarının borçlu tarafından da açıkça kabul edildiği ve aynı durumun borcun sebebi için de geçerli olduğu, zira ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemiş olması hususunun da gelinen bu aşamada herhangi bir önemi olmayıp safahat boyunca borcun sebebi ile ilgili olarak borçlunun bir mağduriyeti olmayıp icra dosyasına itirazını yaptığı ve takibe yönelik bütün sair şikayet dilekçelerinde de yasal haklarını kullandığı görülmekle, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususun süresiz şikayete tabi olduğu değerlendirmesi yerindeyse de, yukarıdaki belirtilen yazılı gerekçelerle şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı nedenlerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarih ve 2022/3352 E. - 2023/1187 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5281, K. 2023/9142, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2023-5281-e-2023-9142-k-83eeb7dcf518