Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/9999 E. 2023/2756 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9999
- Karar No
- 2023/2756
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Ret/Kaldırma/Kabul/Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı- alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-3. kişi ile davalı-borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı 3. Kişi vekili dava dilekçesinde; İstanbul 23.İcra Müdürlüğü 2018/5289 Esas sayılı dosyasında takip dışı... Otomotiv Ticaret A.Ş'nin hisse senetlerinin haczine ve satışına karar verildiğini, müvekkili şirketin... Otomotiv Ticaret A.Ş'nin tek başına yüzde yüz pay sahibi olduğunu, müvekkili şirketin de hisse senetleri haczedilen... Otomotiv Ticaret A.Ş'nin takibin tarafı olmadıklarını, müdürlükçe 21.09.2018 tarihinde satılmasına karar verilen hisse senetlerinin geçersiz olduğunu, söz konusu hisse senetlerinin tümünün müvekkili şirketin mülkiyetinde olup... Otomotiv Ticaret A.Ş tarafından önceki pay sahipleri döneminde çok önceden bastırılmış ve bilahare yönetim kurulu kararı ile iptal edilmiş hisse senetleri olduğunu, bugün itibariyle hiçbir geçerliliği, hukuki veya ekonomik değeri bulunmadığını, hisse senetlerinin borçlu şirket tarafından 18.07.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle haciz işleminin de geçersiz olduğunu, satışa hazırlık işlemi ve satış kararının da kanuna aykırı olduğunu iddia ederek İstanbul 23.İcra Müdürlüğü 2018/5289 Esas sayılı takip dosyasında 06/03/2018 ve 08.03.2018 tarihli hisse haciz işleminin ve bu işlem esas alınarak alınan 07.09.2018 tarihli satış kararının iptal edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; Davacının haczedilen hamiline yazılı hisse senetlerinin sahibi olduğunu ve hisse senetlerinin hükümsüz olduğunu iddia ettiğini, davacı şirket ile borçlu şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, aynı şirketler grubuna dahil olduklarını tespit ettiklerini, hamiline hisse senetlerinin borçlunun işyerinde haczedildiğini, davacının hacizden satış ilanıyla haberdar olduğunu beyan ettiğini, bu beyana göre istihkak davasının süresinde açılmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı şirketin Yönetim Kurulu Karar defterine ait 24.07.2017 tarihli, 14136 yevmiye numaralı Antalya 6. Noterliği tarafından onaylı olan 18.07.2017 karar, 2017.07.03 numaralı kararında " eski olan ilmuhaberlerin geri alınarak iptal ve imha edilmesine esas sözleşmesinin 6. Maddesi ile belirlenen pay adet ve bedelleri de dikkate alınarak şirket hisselerini temsilen 50,100,1000,10.000, 100.000, 500.000 adetlik payları temsil edecek küpürler halinde hamiline yazılı senetleri bastırarak pay sahiplerine verilmesine karar verildiği, bu karar doğrultusunda da 19.09.2017 tarihli, 2017/09/01 karar ile 107 bin adet pay karşılığı olarak 2.675.000,00 TL'lik payın davacı 3. Şahısa teslim edilmesine karar verildiği, davaya konu 06.03.2018 ve 08.03.2018 tarihli haciz tutanaklarında yazılı hisse senetlerinin 18.07.2013 tarihinde iptal edildiği, yeni hisse senetlerinin bastırıldığı, hisse senetlerine ilişkin olarak ise 107 bin adet olarak toplamda 2.675.000,00 TL tutarlı hisselerin davacı 3. Şahısa teslim edildiği, haczedilen hisse senetlerinin davacıya ait olduğu, mülkiyet karinesinin davacı lehine olduğu, bu karinenin aksinin davalı-alacaklı tarafından yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu hisse senetleri üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde: Yerel mahkemenin istihkak davasına yönelik iddiayı tartışmadığını, istihkak davasının süresinde açılmadığını, davacının haciz adresinin ödeme emri tebliğ edilen adres olduğunu, haczedilen tüm malların borçlunun yeddinde olduğunun kabulü gerektiğini, davacının satıştan müdürlüğün 07.09.2018 tarihli ilanıyla öğrendiğini beyan ettiğini, 103 davetiyesinin borçlu şirketlere 01.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin muhasebesini aynı kişinin tuttuğunu, şirketlerin aynı adreste faaliyette bulunduğunu, davacının haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini, dosyanın borçlusu konumuna geldiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nun 94 . Maddesinde ; ''...Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı, icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile, şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. ... '', yine aynı Kanun'nun 88.maddesinde ; ''Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeleri ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri, icra dairesi muhafaza eder.'' hükümlerinin yer aldığı, somut olayda haciz konusu A.Ş. hisse senetlerinin hamiline yazılı senetler olup, İİK'nun 88. maddesi gereğince, haczedilerek icra kasasında muhafaza altına alındığı, haczin borçlu şirketin adresinde ve borçlu şirket muhasebecisinin huzurunda yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, davacı 3.kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatlayacak nitelikte bir delil sunamamış olup borçlu şirketin yetkilisi Hüseyin Cahit...'in davacı şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle borçlu ile 3. Kişi arasında organik bağ bulunduğu, mahcuz hisse senetlerinin iptaline ilişkin olduğu bildirilen 18.07.2017 tarihli yönetim kurulu kararının, borcun doğumu olan 12.12.2014 tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında 3.kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı hisse devirleri yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-3.kişi ile davalı-borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin... Otomotiv Ticaret A.Ş.’nin 26.07.2017 tarihinden bu yana tek hissedarı olduğunu, İdil Otomotiv A.Ş.’nin 18/07/2017 tarihli, 2017/03 yönetim kurulu kararı ile eski hisse senetlerinin iptali ve yerlerine yenilerin bastırılmasına karar verildiğini, karar doğrultusunda basımı yapılan hamiline yazılı pay senetlerinin, 19.09.2017 tarihinde tek pay sahibi ortak olan müvekkiline teslim edilmesine karar verildiğini, anılan hisse senetlerinin müvekkili tarafından teslim alındığını, haciz mahallinde iptali gerçekleştirilen hisse senetlerinin tespit edildiğini ve haciz tatbik edildiğini,müvekkilinin hisse senetlerini usul ve yasaya uygun şekilde iktisap ettiğini, mülkiyet karinesinin müvekkili yararına olup, ispat külfetinin alacaklı davacıda olduğunu iddia etmiştir. Davalı borçlu şirket vekili temyiz dilekçesinde; haczedilen... Otomotiv Tic. A.Ş.'nin hisse senetlerinin borçlu müvekkiline ait olmadığını, İdil Otomotiv Ticaret A.Ş.'nin tek hissedarının davacı ...Ş. olduğunu, davacı ...Ş.’nin iddiasında haklı olduğunu, haczin hukuka uygun olmadığını iddia etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, istihkak davasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 88., 94., 96. Ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı 3. kişi ile davalı borçlunun temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Taraflarca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.