Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/9658 E. 2023/2437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9658
- Karar No
- 2023/2437
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde yetkiye ve borca itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borçlunun yetkiye ve borca itirazının reddine, alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu; yetkili icra müdürlüğünün İstanbul İcra Müdürlükleri olduğunu, senedin keşidecisinin eşi olduğunun, eşi ile aralarında böyle bir bono düzenlenmediğini, bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca senette ciro silsilesinde yer alan şirketle hiç bir hukuki ve ticari ilişkisinin de olmadığını, bu sebeple borca faize ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı; yetki itirazının reddine karar verilmesini, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, davacı taraf ile takibe dayanak senede ilişkin olarak ciranta şirket ve keşideci ile aralarında borç alacak ilişkisi olmadığını iddia etmiş ise de kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, bu bağlamda borç ilişkisi olmadığına dair iddiaların kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraz tarihi itibariyle itirazda bulunmayan diğer takip borçlusu yönünden icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisi kesinleşmiş olmakla yetki itirazının yerinde olmadığı, İİK'nın 169/a-1 maddesi uyarınca borçlu, borçlu olmadığını usulüne uygun belgelerle ispat edemediğinden borca itirazının da yerinde olmadığı, alacaklının tazminat taleplerinin ise esasen tedbir kararının protesto evrakı takip dayanağı olarak icra dosyasına sunulmamış olması nedeni ile verildiği ve yasal koşulları oluşmadığı gerekçesi ile borçlunun yetki itirazının reddine, borca itirazının reddine, alacaklının tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu, yasal sürede sunduğu istinaf süre tutum dilekçesinde kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiş, gerekçeli karar tebliğine rağmen yasal 10 günlük sürede ayrıntılı istinaf dilekçesi sunmamıştır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu tarafından gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi sunulmadığı, incelenen kararda kamu düzenine aykırı resen dikkate alınacak bir hususun da bulunmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu; diğer borçlunun yetki itirazının kabul edilmemesi için kötü niyetle takibe itiraz etmediğini, ödememe protestosuna ilişkin evrak sunulmadığını, keşideci olarak görünen eşi ile böyle bir bono düzenlenmediğini, suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde yetkiye ve borca itiraz ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 50, 168, 169, 169/a-1 ve ilgili madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.İstinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların, temyiz aşamasında değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.