Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/2208 E. 2022/10332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2208
- Karar No
- 2022/10332
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine başvurularında; takip konusu bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği ile sair itiraz ve şikayet nedenlerini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince teminat iddiasının ispatlanamadığından reddine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; takip konusu bono ile genel kredi sözleşmesinin tarihleri, tarafları ve miktarları aynı olup, alacaklı bankanın da senette lehtar olması nedeniyle senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, istemin muteriz borçlular ..., ..., ... ve ... yönünden kabulü ile adı geçenler hakkında takibin durdurulmasına, borçlu şirket ile diğer borçluların sair istinaflarının ise esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nun 169/a maddesi kapsamında incelenmesi gerekmektedir. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir. HGK'nun 14.3.2001 tarih-2001/12-233 ve 20.6.2001 tarih- 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir. Somut olayda borçlu tarafından delil olarak sunulan 06.10.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf olmadığı, sözleşmenin genel düzenlemeler içerdiği ve alacaklı bankanın teminat iddiasını kabul etmediği anlaşılmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesinin, genel kredi sözleşmesi ile bononun tarafları, miktarları ve tarihlerinin uyumlu olduğundan bahisle, bononun kredi sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğini gösterdiğine yönelik gerekçesinin, kredi sözleşmesinde bonoya açıkça yapılmış bir atıf bulunmadığından, kabulü mümkün değildir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda teminat iddiasına dayalı borca itiraz ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesinin kararı yerinde olup, borçluların istinaf isteminin esastan reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 16.9.2021 tarih ve 2021/1386 E. - 2021/2344 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.