Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13825 E. 2023/5380 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13825
Karar No
2023/5380
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki mirasın reddi nedeniyle murisin borcundan sorumlu olunmadığı yönündeki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın süreden reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne, takibin şikayetçiler yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçiler vekili dava dilekçesinde: ... Metal Bakır ve Kablo Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... takip başlatıldıktan sonra, ...'in 08.02.2022 tarihinde vefat etmesi üzerine borçlunun mirasçıları olan müvekkillerinin takip dosyasına borçlu olarak eklendiklerini, müvekkillerinin yasal süresi olan vefat tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde Reddi Miras talepli olarak Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/832 esas ve 2022/816 karar sayılı dosyası kapsamında açılan Reddi Miras davasının kabulüne karar verildiğini beyan ederek borçlu muris ...'in mirasını reddeden müvekkilleri yönünden borca, faize, ferilerine itirazın kabulü ile takibin müvekkilleri yönünden durdurulmasına, müvekkillerinin taraf sıfatının sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Ödeme emrinin borçlu ...’e 09.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu yönünden takibin kesinleştirildiğini, davacılara ödeme emrinin 03.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, borçluların hakkındaki mirasın reddi kararının 28.04.2022 tarihli olduğunu, davacıların 5 günlük hak düşürücü süreden sonra yaptıkları itirazın süreden reddi gerektiğini iddia ederek davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı tarafından borçlular ... Metal Bakır ve Kablo Ürünleri Paz.San.ve Tic.Ltd.Şti., ...ve mirasçıları ..., ..., Ionelalacramıoara ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulardan ..., ..., ... ve ...'e 03.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin İİK 168/4.maddesinde düzenlenen 5 günlük hak düşürücü süreden sonra 12.06.2022 tarihinde mirasın reddi nedeniyle müvekkillerinin taraf sıfatının olmadığı iddiası ile dava açtığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçiler vekili istinaf dilekçesinde : Müvekkillerinin takip borçlusu ...’in vefatı üzerine takip dosyasına borçlu olarak eklendiklerini, Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/832 esas ve 2022/816 karar sayılı dosyası kapsamında açılan reddi miras davasının kabulüne karar verildiğini, takibin kesinleşmesinden sonra murisin öldüğünü, mirasçıların usule uygun olarak mirası reddettiğini, şikayetin süreye tabi olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş tarafından ... ile ... Metal Bakır ve Kablo Ürünleri Paz. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine 2.798.089,00 TL asıl alacağa istinaden bonoya dayalı olarak 05.11.2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği, ödeme emrinin borçlu ...'e 19.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, takibin 25.12.2021 tarihinde kesinleştiği, takip devam ederken borçlu ...'in 08.02.2022 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları hakkında 18.05.2022 tarihinde yeniden ödeme emri düzenlenerek gönderildiği ve davacı borçlulara 03.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesinden sonra murisin ölümü halinde mirasçıların, mirası usulüne uygun reddettiklerine ilişkin mahkeme kararı almaları halinde mirasçılar aleyhinde takibe devam edilmesi ve mirasçıların mal ve haklarına haciz konulmasının mümkün olmadığı, şikayetçi mirasçının kendisine yönelen icra takip işlemlerini süresiz şikayet yolu ile iptal ettirebileceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne, takibin şikayetçiler yönünden iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde: Ödeme emrinin borçlu ...’e 09.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu yönünden takibin kesinleştirildiğini, borçlunun 08.02.2022 tarihinde vefat ettiğini, mirası red süresi olan üç aylık sürede herhangi bir karar sunulmadığı için yasal red süresi dolduktan sonra mirasçılara ödeme emri tebliğ edilmesinin talep edildiğini, mirasçı davacılarının mirası reddettiklerinin taraflarınca bilinemeyeceğini aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin haksız olduğunu, davacıların 5 günlük hak düşürücü süreden sonra yaptıkları itirazın süreden reddi gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra murisin vefatı üzerine mirasın reddi nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK 16/2, 53, 4721 sayılı TMK 605 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13825, K. 2023/5380, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-13825-e-2023-5380-k-2cc932d9b910