Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13535 E. 2023/5524 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13535
Karar No
2023/5524
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/920 E., 2022/2007 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/171 E., 2022/51 K. Taraflar arasındaki ilama dayalı takipte İİK md. 82/12 gereği meskeniyet şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile, Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/132 E. sayılı icra takip dosyasında şikayete konu taşınmaza ilişkin, meskeniyet şikayetine konu taşınmazın değeri, borçlunun haline münasip alabileceği evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılmasına, ancak taşınmazın borçlunun haline münasip ev alabileceği 160.000,00 TL'den az olmamak üzere satılarak, bu miktarın borçluya, kalanının ise alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi borçlu vekili isteminde özetle; şikayetçi adına kayıtlı bulunan ... ada, 2 parsel, zemin kat 7 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, şikayetçi ve ailesinin asgari şartlarda çok mütevazi bir evde yaşadıklarını, 103 davet varakası ekinde tutanak gönderilmediğini, şikayetçinin haline münasip ev haricinde tamamı kendisine ait başkaca bir taşınmazı bulunmadığını belirterek şikayetin kabulü ile taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; haline münasip ev değerinin yerleşik yargı kararlarına göre borçlunun aylık geliri, sosyal statüsü, aile fertlerinin sayısı itibarıyla küçük veya büyük bir eve ihtiyacı olup olmadığı gibi veriler dikkate alınıp incelenerek tespit edilmesi gerektiğini, alacaklı ve borçluya haciz tutanağının bir örneğinin gönderilmesinin zorunlu olmadığını, böyle bir zorunluluğun sadece ihtiyati haciz tutanakları (İİK mad. 262/II) için söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin haczedilen ev dışında başkaca bir konutunun bulunmadığı, bu nedenle haczedilen taşınmaza ilişkin meskeniyet şikayetinin yerinde görüldüğü, ancak, haczedilen taşınmazın değeri ile borçlunun haline münasip olarak edinebileceği bağımsız bölüm bedelleri arasında açık ara fark bulunduğu gerekçesiyle şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile, icra takip dosyasında şikayete konu taşınmazdaki 7 Nolu Bağımsız Bölüme ilişkin; meskeniyet şikayetine konu taşınmazın değeri, borçlunun haline münasip alabileceği evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılmasına, ancak taşınmazın borçlunun haline münasip ev alabileceği 160.000,00 TL'den az olmamak üzere satılarak, bu miktarın borçluya, kalanının ise alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bilirkişi kurulu tarafından gerekli ve yeterli araştırma yapılmadan, itirazları karşılanmadan ek rapor düzenlendiği, söz konusu kök ve ek rapor denetime açık olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli olmadığı, Mart 2020 ayı ile Ekim 2020 ayları arasında emlak satış piyasasında ortalama %23-25 oranında fiyat artışı olduğu, keşfin 26 Mart 2020 tarihinde yapılmış olması durumunda kabul anlamına gelmemek üzere dairenin fiyatı bu kadar fahiş ve yüksek tespit edilemeyeceğinden iyi niyetli olan şikayetçi aleyhine değerlendirme yapılamayacağı gibi Keçiören ilçesindeki ortalama m2 fiyatlarına göre de yüksek hesaplama yapıldığı, dairenin üzerinde ipotek olmasına rağmen bilirkişi kurulu tarafından evin ipotek durumunun dikkate alınmadığı, evin satışa çıkarılması durumunda ihalede %50 fiyatına satılabileceğinin de düşünülmesi gerektiği, dava ve keşif tarihindeki değer tespitinin üzerinden iki yıl geçtiği, bu süreçte konut fiyatlarının oldukça artması sebebiyle şikayetçinin Ankara'da 160.000,00 TL'ye ev almasının fiilen mümkün olmadığı, mahkeme kararının uygulanabilirliğinin olmadığı, bu durumun kanunun aradığı ve ulaşmayı hedeflediği amaca açıkça aykırı olduğu ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının tarafları lehine bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporunda şikayetçinin ekonomik ve sosyal durum araştırması nazara alınarak taşınmazın bulunduğu yer dışında başka mahallelerde yer alan taşınmazlar da esas alınmak suretiyle haline münasip taşınmaz değerinin belirlendiği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya elverişli olduğu, şikayete konu taşınmazın üzerinde 29.01.2018 tarihli 1. derecede ... lehine ipotek tesis edildiği, tapuda ipoteklerin konut kredisi olduğu belirtilmiş ise de; mahkemece ipotek resmi senedi ve dayanaklarının dosya arasına alınmadığı, ipoteklerin niteliğinin belirlenmediği, bu ipoteklerin zorunlu olarak kurulmuş olan ipoteklerden olup olmadığının araştırılmadığı, ipoteğin meskeniyet şikayetine engel nitelikte olup olmadığı değerlendirilmemiş ise de; istinaf talebinde bulunanın sıfatı gözetildiğinde bu hususun kararın kaldırılması sebebi yapılmadığı gerekçesiyle şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ilama dayalı takipte İİK md. 82/12 gereği meskeniyete dayalı haczedilmezlik şikayeti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. İİK md.16, İİK md.82/1.12 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13535, K. 2023/5524, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-13535-e-2023-5524-k-2d407ea4c687