Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13302 E. 2023/5128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13302
Karar No
2023/5128
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki icra işlemini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilleri ve takibin diğer borçlusu sigorta şirketi aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, dayanak kararın hem müvekkilleri hem de müşterek sorumlu sigorta şirketi tarafından istinaf edildiğini ve teminat mektubunu dosyaya sunduklarını, 06.09.2022 tarihli mehil vesikası hazırlandığını, teminat mektubunun dosya bakiyesinden fazla miktarda olduğunu, dosyanın infaz edilmiş durumda olduğunu, mehil vesikası tarihi olan 06.09.2022 tarihinden itibaren hiç bir haciz işlemi yapılamayacağını, İcra Müdürlüğünün alacaklı vekilinin 15.09.2022 tarihli haciz talebini kabul ederek müvekkillerin taşınmazları ve araçlarının üzerine kaydi haciz işlemi yaptığını belirterek müvekkillerinin üzerine kayıtlı taşınmaz ve vasıtaları üzerine haciz konulmasına ilişkin 16.09.2022 tarihli tensip kararının ortadan kaldırılmasına, konulan hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlulardan dava dışı ... Anonim Türk Sigorta Şirketinin istinaf dilekçesi ile tehiri icra talebinde bulunduğunu, icra dosyasına teminat mektubu ibraz ederek hakkındaki icra takibini mehil vesikası alarak durdurduğunu, diğer borçlular olan davacıların istinaf dilekçelerinde tehiri icra talebinde bulunmadıklarını, dosyaya teminat mektubu sunmadıklarını, mehil vesikası almadıklarını, davacı borçlular yönünden icra takibine devam edildiğini, haciz işlemi yapıldığını, tehiri icra kararı ve mehil vesikasının sadece talep eden ve teminatı yatıran tarafı bağladığını iddia ederek şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilamın sadece dava dışı şirket tarafından istinaf edildiği ve dava dışı şirket tarafından teminat mektubu sunulduğu, takibe dayanak ilam incelendiğinde borçluların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verildiği, bu nedenle müteselsil sorumlulukta davalı alacaklı tarafından borçlulardan istediğine başvurarak alacağını tahsil edebileceğinden ve her bir borçlunun borcun tamamından sorumlu olacağından kararı istinaf eden dava dışı borçludan almak mecburiyetinde olmadığından davacı borçluların sorumluluğunun borcun tamamıyla tahsil edilinceye kadar devam edeceğinden müteselsil borçlu dava dışı şirketin sunmuş olduğu teminat mektubundan ilamı istinaf etmeyen davacı borçluların faydalanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlular vekili istinaf dilekçesinde; takibe dayanak kararın hem müvekkilleri hem de diğer davalı müteselsil ve müşterek sorumlu sigorta şirketi tarafından istinaf edildiğini ve hesaplanan teminat mektubu dosyaya sunularak 06.09.2022 tarihli mehil vesikası hazırlandığını, kararın gerekçesinde dayanak ilamın müvekkillerince istinaf edilmediğinin belirtildiğini ancak müvekkillerince kararın istinaf edildiğini, dayanak kararda sigorta poliçesine dayalı müteselsil ve müşterek sorumluluk esasına göre hüküm tesis edildiğini, davalı olan herhangi birisinin yaptığı ödemenin aynı miktarda diğer davalı borçluyu da borcundan kurtaracağını, bu nedenle davalı borçlular hakkında ayrı ayrı tahsilat yapılması durumunun söz konusu olmayacağını, birinin hakkında verilecek olan karar diğerini de etkileyeceğini, her durumda müteselsil sorumlu borçlunun yaptığı ödemenin diğer müteselsil sorumlu borçlunun alacaklıya karşı olan borcunun ifası anlamına geldiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlulardan dava dışı sigorta şirketi tarafından takip dosyasına teminat mektubu konulduğu ve mehil vesikası alındığı, sözü edilen bu kararın ibraz eden borçlu sigorta şirketi açısından geçerli olacağından mehil talebinde bulunmayan diğer borçlular olan davacılar yönünden bu kararın bağlayıcılığı olmadığı, alacaklının davacı borçlular yönünden icra takibinin sürdürülmesine yönelik istemin icra müdürlüğünce kabul edilerek davacı borçluların mallarına haciz konulmasında ve bu işleme yönelik şikayetin ilk derece mahkemesince reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlular vekili temyiz dilekçesinde; takibe dayanak kararın hem müvekkilleri hem de diğer davalı müteselsil ve müşterek sorumlu sigorta şirketi tarafından istinaf edildiğini ve hesaplanan teminat mektubu dosyaya sunularak 06.09.2022 tarihli mehil vesikası hazırlandığını, kararın gerekçesinde dayanak ilamın müvekkillerince istinaf edilmediğinin belirtildiğini ancak müvekkillerince kararın istinaf edildiğini, dayanak kararda sigorta poliçesine dayalı müteselsil ve müşterek sorumluluk esasına göre hüküm tesis edildiğini, davalı olan herhangi birisinin yaptığı ödemenin aynı miktarda diğer davalı borçluyu da borcundan kurtaracağını, bu nedenle davalı borçlular hakkında ayrı ayrı tahsilat yapılması durumunun söz konusu olmayacağını, birinin hakkında verilecek olan karar diğerini de etkileyeceğini, her durumda müteselsil sorumlu borçlunun yaptığı ödemenin diğer müteselsil sorumlu borçlunun alacaklıya karşı olan borcunun ifası anlamına geldiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etti. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, memur işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 16., 36. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13302, K. 2023/5128, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-13302-e-2023-5128-k-1c659ccc5c31