Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13068 E. 2023/4885 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13068
- Karar No
- 2023/4885
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: I. DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde: takibe konu çekteki imzanın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiğini iddia ederek takibin iptaline, alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesi sunmadı. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporuyla davaya konu çekteki 1. ciranta olarak atılan imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, imzaya itirazın haksız olduğu gerekçesiyle imzaya itirazının reddine, şartları oluşmadığından tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu vekili istinaf dilekçesinde: takibe dayanak çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bilirkişi raporunun şüpheden uzak kesin bir hüküm içermediğini, rapora süresinde itiraz ettiklerini, 15.10.2020 tarihli celsede bilirkişi ücretini yatırması için alacaklıya kesin süre verildiğini, verilen bu sürede alacaklının bilirkişi ücretini yatırmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, mukayeseye esas imza örnekleri toplandıktan sonra imza itirazı yönünden adli tıp ve belge inceleme uzmanı bilirkişiden alınan 23.11.2020 tarihli raporda imzanın davacı şirket yetkilisi Emre Fırat elinden çıktığı yönünde kesin kanaat bildirildiği, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi tarafından, yeteri kadar mukayeseye esas evrak aslı celp edildikten sonra, incelemenin gerektirdiği cihazlar kullanılarak hazırlandığı, raporun fotoğraflarla da desteklendiği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya elverişli olduğu, davacı borçlu vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporunun yeterli inceleme içerdiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu vekili temyiz dilekçesinde: Takibe dayanak çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, ek rapor taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, 15.10.2020 tarihli celsede 500,00 TL bilirkişi ücretini yatırması için alacaklıya kesin süre verildiğini, alacaklı tarafça tensip tutanağı doğrultusunda 02.09.2019 tarihinde 400,00 TL yatırıldığı belirtilerek 28.10.2020 tarihinde 100,00 TL yatırıldığını, ispat yükünün alacaklıda olduğunu, kesin sürede bilirkişi ücretini yatırmadığı için davanın kabulü gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etti. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 170. ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.