Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12302 E. 2023/4201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12302
Karar No
2023/4201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3077 E., 2022/1701 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/757 E., 2022/399 K. Taraflar arasındaki yetkiye, imzaya ve borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın itiraz eden borçlular vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı itiraz eden borçlular vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İTİRAZ Borçlular itiraz dilekçesinde, takibe dayanak senedin alacaklı tarafından kötü niyetli olarak doldurulduğunu, ...'in kullandığı kredi karşılığında bir kısım ödeme yaptığını, ayrıca ipotekte verdiğini, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmadan bu takibin başlatıldığını belirterek ödeme emrine, borca, bonolara, kefillik ilişkisi kurulan boş A4 kâğıdındaki imzalara, ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmesi gerekirken tek ödeme emri ile takip yöneltilmesine, faize ve fer'ilerine itiraz ettiklerini beyanla takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, HMK'nın 19/2. fıkrası uyarınca yetki itirazının geçersiz olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 08/12/2021 tarihli bilirkişi raporu ile bonolardaki borçlular adına atılı bulunan imzaların mevcut mukayese imzalarına atfen davacıların eli ürünü olduğu şeklinde tespitte bulunulduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ile asıl alacak ve işlemiş faizin yasal normlar içinde bulunduğu gibi takip talebi ve ödeme emrinde her bir borçlunun sorumlu olduğu miktar açıkça gösterildiği gerekçesi ile davanın reddi ile takip durmadığından davalı alacaklı lehine icra inkar tazminatı ve para cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlular vekilince, yasal sürede süre tutum dilekçesi sunulmuş, gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi yasal süreden sonra sunulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince 02.06.2022 tarihinde davacılar vekilinin hazır olduğu oturumda tefhimden itibaren 10 gün içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, 10.06.2022 tarihinde davacılar vekili tarafından süre tutum dilekçesi sunulduğu, gerekçeli kararın davacılar vekiline 23.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak gerekçeli istinaf dilekçesinin yasal süresinden sonra 01.09.2022 tarihinde sunulduğu, davacılar vekili süresinde istinaf sebeplerini bildirmediğinden, süre tutum dilekçesindeki beyanlarının dikkate alınacağı, süre tutum dilekçesinde de istinaf sebep ve gerekçesini göstermediğinden karar yalnızca kamu düzenine aykırılık yönünden inceleneceği, kararda kamu düzenine aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlular vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlular vekilince, dava dilekçesindeki iddialarla kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte yetkiye, imzaya ve borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK' nın 169, 170 ve devamı maddeleri, HMK ' nın 342/2, 355 maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup itiraz eden borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12302, K. 2023/4201, T. 13.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-12302-e-2023-4201-k-7caade4beb80