Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/11404 E. 2023/2353 K. – İstihkak

Konu: İstihkak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11404
Karar No
2023/2353
Karar Tarihi
Konu
İstihkak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Ret/Kaldırma/Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı alacaklı ve davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine, borçlunun istinaf başvurusunun hukuki yararının bulunmaması nedeniyle usulden reddine, davalı alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddi ile davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı üçüncü kişi; kendisinin mahcuzu internetteki satış ilanından görerek aldığını, haciz mahallinde borçlunun hazır olmadığını, borçluya ait bir doküman bulunmadığını,borçlu ile satış sözleşmesi dışında hiçbir ilişkisinin ve organik bağının olmadığını, ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; kendisi tarafından borçluya 29.09.2017 tarihli protokolle satılan makinelerin teslim edildiğini, ancak kurulum için teknik servis görevlileri gittiğinde makinelerin adreste olmadığının görüldüğünü, satılan menkulün ...'dan İstanbul'a kaçırıldığının tespit edildiğini, makinelerin kurulumu yapılamadığından ... kapsamı dışında olduğunu, ... kapsamında olmayan makinenin kimseye satılmayacağını, borçluya sıfır olarak makinelerin 824.342,40 TL'ye vadeli olarak satıldığını ancak üçüncü kişi tarafından ... kapsamında olmayan makinelerin 972.000.-TLye peşin alındığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı borçlu, davaya konu 2 adet makinanın alımı ve kurulması konusunda davalı alacaklı firma ile anlaştıklarını,alacaklı tarafından kendisinin ...'daki iş yerine makinelerin tesliminin sağlandığını ve kurulumunun gerçekleştiğini, protokol şartlarında belirtilen ödeme tamamlandığından şifreler kaldırılmak suretiyle çalışır duruma getirildiğini, kendisi alım-satım işi yaptığından makineleri satmak için bu konuda oluşturulmuş Nakışçılar Alış-Veriş platformu facebook internet sitesine ilan verdiğini, bu ilan yoluyla davacı 3.şahıs ile satış sözleşmesi yapılarak menkulün davacıya satıldığını ve teslim edildiğini, belirterek davann kabulünüi istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bir makinenin yetkili satıcısından daha ucuza alınma imkanı var iken ikinci el olarak başka birisinden daha pahalıya satın alınmasının ticari yaşamda açıklanmasının mümkün olmadığı, davacı üçüncü şahıs ile davalı borçlu arasında bu makinaların alım-satımı ile ilgili araç devrine ilişkin bir noter satış, devir evrakı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı alacaklı ve davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarla menkullerin borçlunun zilyetliğinde iken haczedilmediğini, mülkiyet karinesinin müvekkili lehine olduğunu, bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı borçlu vekili, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren gerekçeli istinaf dilekçelerini sunacaklarını belirterek süre tutum dilekçelerinin kabulünü istemiştir. 3.Davalı alacaklı vekili, lehlerine tazminat verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklının mahcuz malları ithal edip satışını yapan distribütör firma olduğu, mahcuzların borçluya satışı yapılan mallar olduğu, mahcuzların borçluya satışı sonrasında ...'da teslim edildiği, haczin ise İstanbul'da gerçekleştiği, borçlunun haciz sırasında mahalde olmadığı, ancak haczin yapıldığı adresin vergi dairesine yapılmış işyeri açılışına dair bir bildiriminin olmadığı, haciz tarihinden bir gün sonra söz konusu adresin şube adresi olarak vergi dairesine bildirdiği, borçlunun taksitle, üstelik distribütör firmadan garantili olarak 824.342,40-TL'ye satın aldığı makinaları kısa bir süre sonrasında davacının 972.000,00-TL bedelle ve peşin olarak almış olmasının hayatın olağan akışına ve ticari örf-adete uygun olmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı borçlu istinaf sebeplerini bildirmeden istinaf başvurusunda bulunmuş olup kararda kamu düzeni bakımından usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece davalı borçlu aleyhine kurulmuş bir hüküm bulunmadığından, istinaf başvurusunda hukuki yararı da mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı borçlunun istinaf başvurusunun usulden reddine; mahkemece verilen tedbir kararıyla menkulün muhafaza ve satışının durdurulduğu, bu tedbir kararının takibin durdurulması kararı ile eşdeğer nitelikte olduğu, yasal düzenleme uyarınca davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken reddine karar verildiğinden hüküm tesisi doğru olmayıp, davalı alacaklının istinaf başvurusu yerindedir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla menkullerin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin adresinde haciz yapıldığını, davalı tanık beyanlarına itibar edildiğini ancak tanıkların tekstil sektöründe uzun zamandır çalışmaları nedeniyle müvekkilin kardeşini tanıyor olmalarından dolayı irtibat kurmaya çalıştıklarını, menkullerin şifrelerini çözerek davalıya teslim ettiklerini, satış da bir sorun olasaydı şifreleri kaldırmayacaklarının dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ncı ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11404, K. 2023/2353, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-11404-e-2023-2353-k-b0c8cd32748a