Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/10048 E. 2023/2675 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10048
Karar No
2023/2675
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 15. İcra Hukuk Mahkemesi Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun borca ve imzaya itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulüne, icra takibinin borçlu şirket yönünden durdurulmasına, bilirkişi raporu düzenlenmeksizin karar verildiğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.İTİRAZ Borçlu itiraz dilekçesinde; takip dayanağı çekin şirket yetkilisi ... tarafından keşide edilmediğini, imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, takipte alacaklı görünen lehtar veya diğer cirantalara herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini, alacaklı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takip konusu çekin ileri tarihli olarak düzenlediğini, çekin düzenleme tarihinde ...in imza yetkilisi olduğundan bu kişinin ve şirket yetkilisi ...'in imza örneklerinin alınarak inceleme yapılması gerektiğini, davacı tarafından geçmişten bu güne kadar ödenen banka kayıtlarına göre tüm çeklerin görüntüsünün istenilmesi gerektiğini, takip dosyasında 5 adet borçlu bulunduğunu, bu borçluların tümümün çeki kendisinden önce ciro ve teslim ile aldıklarını, borçluların davaya dahil edilerek iktisaf tarihlerinin sorulması gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını, çek düzenlendikten sonra şirket yetkilisinin değiştiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ve ticaret mahkemesi dosyaları celbedildikten sonra beyanda bulunma haklarının saklı tutularak davanın reddi ile borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraza konu çekin düzenlendiği tarih itibariyle keşideci şirket yetkilisinin ... olduğu,alacaklı tarafça imzanın eski şirket yetkilisi olduğu iddia edilen ... isimli üçüncü şahsa ait olduğunun açıkça ikrar edildiği, her ne kadar bu şahsın imza örneklerinin toplanarak imza incelemesi yapılması talep edilmiş ise de çekin ileri tarihli verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesi ile bu yönde bir araştırma yapılmaksızın ikrar nedeniyle imzaya itirazın kabulüne, icra takibinin borçlu şirket yönünden durdurulmasına, birlikişi raporu düzenlenmeksizin karar verildiğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; mahkemece imza inceleme dahi yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında borçlu şirket yetkilisi ...in Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermiş olduğu 26.07.2019 tarihli ifadesinde; takip konusu çekin de içinde bulunduğu çeklerin kendisi tarafından imzalandığının ikrar edildiğini, yetkisizlik kararında da bu hususun belirtildiğini, çek keşide tarihi 30.10.2019 olsa da soruşturma dosyasında borçlu şirketin eski yetkilisi tarafından imzanın kendisine ait olduğunun kabul edildiğini,çeklerin 03.07.2019 tarihinde ellerinden çıktığını ikrar ettiğini, ayrıca aynı kişi tarafından imzalanan çeklerden birisinin ödendiğini, bu nedenle borçlunun imza inkarında bulunmasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekin keşide tarihinin 30.10.2019 olduğu, Ticaret Sicil gazetesine göre şirketin önceki yetkilisi ...in temsil yetkisinin 22.08.2019 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra şirket yetkilisinin ... olduğu, alacaklının çekin kendilerine ileri tarihli verildiği beyanını ispatlayan bir belge sunmadığı, her ne kadar delil olarak dayanılan savcılık beyanları çekin keşide tarihinden önce alınmışsa da bu hususun tek başına, icra mahkemesinde çeklerin ileri tarihli düzenlendiği ve lehtara verildiğinin ispatı için yeterli olmadığı, sunulan belgelerden sadece bir tanesinde takip konusu çeke açık atıf olduğu ancak bu belgede tarih bulunmadığı, Cumhuriyet Savcılığının havale tarihinin ise 10.12.2019 yani çekin keşide tarihinden sonra olduğu dolayısıyla borçlunun imzaya itirazının yerinde olduğu, çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenip verildiğine dair ispata yarar bir belgenin de sunulmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde borca ve imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 169/a, 170 inci madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10048, K. 2023/2675, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-10048-e-2023-2675-k-22ebf3ec19ae