Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2345 E. 2026/4171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2345
- Karar No
- 2026/4171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/349 E., 2021/3005 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
A.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14/07/2018 - 17/07/2018 tarihleri arasında gözaltında kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 160, 32 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 213,74 TL'ye yükseltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle kabul edilen toplam 713,74 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298'nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacı vekili, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin sebeplerini bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davacı tarafın temyiz isteminin, esasen davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda davalının temyiz talebinin miktar bakımından kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi karşısında, davacı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun 298'inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.