Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2542 E. 2025/6483 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2542
Karar No
2025/6483
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/7504 E., 2019/7168 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın suçu işlediğinin açık olduğu, ceza verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ............... vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirket yetkilisi olan sanığa, şirketle ilgili incelemeye esas defter ve belgeleri ibraz etmesi için düzenlenen yazının usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, sanığın kendisine tebliğ yazısının 24.06.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde defter ve belgeleri 2016 yılında ibraz etmediği ve ibrazını sağlamadığı, bu şekilde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 139. maddesine göre, Vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılacağı düzenlenmiş, aynı yasanın 139/2. maddesinde ön görülen istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmesi durumunda incelemenin yerinde yapılması imkansız olur ise, mükellefe defter ve belgelerini incelemek için ibraz etmesine dair tebligat yapılacağı, bu durumda mazereti olmaksızın belli edilen zamanda defter ve belgelerini getirmeyenlerin bunları ibraz etmemiş sayılacağının düzenlendiği, sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; işyerinin faaliyette olduğu belirtildiğinden, 213 sayılı yasanın 139/2. maddesinde ön görülen istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2.Bölge Adliye Mahkemesinin incelenen kararında "....Sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; işyerinin faaliyette olduğu belirtildiğinden, 213 sayılı yasanın 139/2. maddesinde ön görülen istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığı gözetilmeden..." denilerek beraat hükmü kurulmuş ise de; İlk Derece Mahkemesince yazılan 05.02.2019 müzekkereye istinaden gelen ...'nın 05.04.2019 tarihli cevabi yazısında; "...Söz konusu yazımız şirketin adreste faal olmaması nedeniyle tebliğ edilememiştir... Ayrıca mükellef kurumun faaliyeti 31.12.2013 tarihinde Re'sen sonlandırıldığı için inceleme yapılacak bir iş yeri de yoktur." denilmesi ile sanığın huzurdaki 07.11.2018 tarihli duruşmada alınan beyanında "..bahse konu firmanın kapanışını da bu yüzden halen yapamadım." şeklindeki beyanı ile suçun unsuru olan istem yazısının sanığın anılan duruşmada bildirdiği adres olan MERNİS adresinde sanığın eşine tebliğ edilmiş olması karşısında; iş yerinin faal olmadığı ve sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, böylece suçun tüm unsurları itibariyla oluştuğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hakkında beraat hükmü kurulması, 3.Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. Fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2542, K. 2025/6483, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2542-e-2025-6483-k-75aafffff0b0