Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2074 E. 2025/7638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2074
- Karar No
- 2025/7638
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/162 E., 2024/183 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddi ile manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.2008 tarihinden ve 35.000,00 TL manevi tazminatın 27.05.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklu kaldığı sürede oluşan maddi kaybının maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine, öğretim görevlisi olan davacının tutuklu kaldığı süre, sosyal statüsü ve tutukluluk süresi dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, Davalı vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verilen tazminat miktarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/101 Esas – 2014/270 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 17.03.2008-15.05.2008 tarihleri arasında 59 gün gözaltında ve tutuklu, 27.05.2008-25.03.2010 tarihleri arasında 667 gün tutuklu olmak üzere toplam 726 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.09.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Dairemizin 01/07/2024 tarih ve 2022/5196 Esas - 2024/3536 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 26.05.2021 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemesi,
2-Davacının 17.03.2008-15.05.2008 tarihleri arasında 59 gün gözaltında ve tutuklu, 27.05.2008-25.03.2010 tarihleri arasında 667 gün tutuklu kaldığı gözetilerek, her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat takdiri ve faiz başlangıcının ilişkin olduğu döneme göre tespiti gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması ve faizin de gözaltına alınma tarihi olan 17.03.2008 tarihinden itibaren başlatılması,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Zile Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca Zile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.11.2025 tarihinde karar verildi.