Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1618 E. 2025/7678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1618
- Karar No
- 2025/7678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/869 E. - 2022/2792 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM :Sanık ... yönünden Mahkumiyet Sanık ... yönünden İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, temyiz isteminin CMK 298 uyarınca reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/1, 75, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53.50/1-a,52/2-4, maddeleri uyarınca 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması ve temyiz isteminin CMK 298 uyarınca reddi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık ... hakkında beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmolunmadığı, bahsi geçen bildirim yükümlülüğünün mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi olarak değerlendirildiğine, ilgili kanun maddesinde suçun oluşması için şüphelinin mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket etmesi aranırken sanığın suç işleme kastı bulunup hareket ettiğinin söylenemeyeceğine, kanundaki ibarelerin tekrarlanması suretiyle haksız yere teşdit uygulandığına beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların tarihi eser niteliği taşıyan objeler bulundurduklarına ve bu objeleri satmak amacıyla çeşitli şahıslar ile görüşmeler sağladıklarına ... plakalı araç ile bu işlemleri gerçekleştirdiklerine dair istihbari bilgi elde edilmesi üzerine Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen ve usulüne uygun şekilde onanan arama elkoyma kararına istinaden ... İl Jandarma KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince ... Beldesi yakınlarında ... plakalı araç içerisinde yapılan arama neticesinde şoför koltuğunun yan tarafında bulunan yolcu koltuğunun altında beyaz poşet içerisinde 250 adet sikke olduğu değerlendirilen tarihi eserin, 20 adet tarihi eser olduğu değerlendirilen toplam 270 parça objenin ele geçirildiği, başlatılan soruşturma kapsamında savunması alınan ...'ın aramada ele geçirilen materyalleri kayınpederi olan ...'e ait tarlada yaklaşık 10 gün önce bulduğunu, kayınpederi ile birlikte materyalleri müze müdürlüğüne teslim etmek maksadıyla götürdükleri sırada kolluk kuvvetlerince yakalandıklarını beyan ettiği, ele geçirilen eşyalar üzerinde Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü'nde görevli sanat tarihçisi ve arkeolog bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 09/06/2020 tarihli ekspertiz raporunda elde edilen objelerden bir kısmının korunması gerekli taşınır kültür varlıkları bir kısmının ise 2863 yasa kapsamı dışında olduğunun tespit edilmesi üzerine sanıklar hakkında açılan kamu davası kapsamında,
Dosyaya sunulan 16.04.2021 tarihli sanat tarihçi ve arkeolog bilirkişi raporuna göre incelemeye konu 270 eserden 267 adedinin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında davaya konu eserleri yakalanmadan 10 gün önce kayınpederi sanık ... 'in tarlasında çalıştığı sırada bulduğunu, etrafında araştırma yaptığını daha sonrasında tarihi eser olduklarını değerlendirdiğinden Müzeye teslim etmek için kayınpederi ile birlikte yola çıktıkları esnada durdurulduklarını, kendi rızasıyla eşyaları teslim ettiğini poşet üzerine de ne zaman bulduğuna dair yazı yazdığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in aşamalardaki benzer savunmalarında sanık ...'ın dava konusu eserleri bulduktan sonra kendisini aradığını, tarlayı sürerken bulduğunu söylediğini, kendi aracını tamir için Afyon'a götüreceği sırada ...'ın da eşyaları Müze müdürlüğüne teslim etmek amacıyla kendisiyle geldiğini beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince,"...tarihi eserlerin müzeye tesliminde herhangi bir teslim usulü bulunmadığından, sanıkların tarihi eserleri bizzat müzeye götürdüklerine ilişkin savunmaları mahkememizce sabit görülmüş; Jandarma çevirmesinde sanıklar sikke ve tarihi eser vasfındaki eşyaları kendileri teslim etmiş, sikkelerin içinde bulunduğu poşette bulunan tarihi eser ve sikkelerin müzeye teslim edileceklerine ilişkin bir not kağıdı da bulunmuş, sanıkların suç tarihi olan pazar günü müzeye gittiklerine ilişkin olarak ilgili günde müzeler açık olduğundan savunmalarına itibar edilmiş, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde her ne kadar sanıklar hakkında yeterli şüphe bulunması nedeniyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kesin bir vicdani kanaat oluşamaması" gerekçesi ile sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin, istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan yargılama neticesinde, sanık ... hakkında "Her ne kadar sanık ... hakkında üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeterli, şüpheden uzak ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; Sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna Muhalefet suçuna ilişkin olarak 2863 sayılı Kanunun 4. maddesi "Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar. " hükmüne amir olduğu, sanığın yukarıda da zikredildiği gibi soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ele geçen suça konu eserleri 10 gün önce kayınpederine ait tarlada bulduğunu beyan etmiş, ilk derece mahkemesinde ve dairemizce alınan savunmalarında da bu beyanını tekrar etmiştir. Sanık ...'ın ifadelerinden suça konu eserleri yakalanmadan 10 gün önce bulduğu ve 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen 3 günlük yasal süre içinde kanunda sayılan yerlere bildirimde bulunmadığı, suça konu eserlerin ele geçmesine ilişkin arama ve el koyma işlemlerinin Ceza Muhakemesi Kanununa uygun olduğu, elde edilen delillerin hükme esas alınacak yasal deliller olduğu, bu eserlerle ilgili konusunda uzman bilirkişilerden rapor alındığı, " gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği, sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanıklar Müdafinin Sanık ... Hakkında Verilen İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İlişkin Karara Yönelik Temyiz İsteği Bakımından; Sanık müdafinin temyiz talebinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı, esas hükmün eki olan vekalet ücreti bakımından temyiz koşulunun esas hükümle birlikte yapılabileceği dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
2- Sanıklar Müdafinin Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Bakımından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.