Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1274 E. 2025/6269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1274
- Karar No
- 2025/6269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/525 E. 2024/356 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 12/04/2019 HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin uzun tutukluluk ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 57.030,72 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminata ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "01/11/2007-05/11/2007 tarihleri arasındaki gözaltı ve 05/11/2007-04/06/2008 tarihleri arasındaki tutukluluk günleri için 3.294,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 01/11/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya ödenmesine, 28/04/2009-14/07/2015 tarihleri arasındaki tutukluluk günleri için 53.862,67 TL maddi tazminatın 28/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.07.2024 tarih ve 2022/6688 Esas - 2024/3558 Karar sayılı ilamıyla: "Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı 28.04.2009-14/07/2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "53.815,29" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "53.862,67" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması ve davacının tutuklu kaldığı dönemlerin 05/11/2007-04/06/2008 ve 28/04/2009-14/07/2015 tarihleri arasında infaz gördüğü anlaşıldığından, her iki koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi, dava dilekçesinde davacının uzun tutukluluk ve makul süre de yargılanmama nedenine de dayalı olarak CMK'nın 141 vd. maddeleri gereğince tazminat talebinde bulunduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davacının 01.11.2007 - 05.11.2007 tarihleri arasında gözaltında ve 05.11.2007 - 14.07.2015 tarihleri arasındaki tutukluluğa ilişkin (infaz görmeyen 04.06.2008-28.04.2009 tarihleri arası hariç) asgari ücret tarifesi uyarınca 53.815,29 TL maddi tazminatın 01.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte, yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması, ayrıca uzun tutukluluk süresi ve davacının sosyal ekonomik durumu, beraat ettiği dosyadaki üzerine atılı suçun hukuki niteliği, tazminata konu işlemin gerçekleştiği tarihteki paranın satın alma gücü, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler, hak ve nesafet ilkesi de nazara alınarak; 01.11.2007 - 05.11.2007 tarihleri arasında gözaltında ve 05.11.2007-04.06.2008 tarihleri arasındaki tutukluluğa ilişkin takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın 01.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte, 28.04.2009-14.07.2015 tarihleri arasındaki tutukluluğa ilişkin takdiren 110.000,00 TL manevi tazminatın 28.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, tazminat şartlarının oluşmadığına, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğine, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarına, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Gebze l. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/329 Esas, 2019/47 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suçundan 01/11/2007-14/07/2015 tarihleri arasında 2812 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, ancak 04.06.2008-28.04.2009 tarihleri arasında Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/71 Esas sayılı ilamına ait hapis cezasının infaz ettiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03/04/2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı ... davacı vekillerinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Davacı hakkında verilen tutuklama müzekkeresinin infazının kesintiye uğradığı, bu nedenle her iki koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı maddi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği dikkate alınarak; 01/11/2007-04/06/2008 tarihleri arasındaki 216 günlük süreye ilişkin olarak "3.294,00 TL" tazminatın 01/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 28/04/2009-14/07/2015 tarihleri arasındaki 2268 günlük süreye ilişkin olarak "53.815,29 TL" maddi tazminatın 28/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde; davacının tutukluluğunun infaz gördüğü 01/11/2007-04/06/2008 tarihleri arasındaki 216 günlük süre için hükmedilen manevi tazminat miktarının ve faiz başlangıç tarihi doğru olarak belirlendiği, ancak davacının tutuklu kaldığı 28/04/2009-14/07/2015 tarihleri arasındaki 2268 günlük süre için hükmedilen tazminatın faiz başlangıç tarihi doğru olarak tayin edilmiş ise de yukarıda belirtilen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı görülmüştür.
3- Dairemizin 02.07.2024 tarih ve 2022/6688 Esas - 2024/3558 Karar sayılı ilamıyla "dava dilekçesinde davacının uzun tutukluluk ve makul süre de yargılanmama nedenine de dayalı olarak CMK'nın 141 vd maddeleri gereğince tazminat talebinde bulunduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması" bozma nedeni yapılmış, bozma ilamından sonra mahkemece davacının uzun tutukluluk ve makul süre de yargılanmama nedenine de dayalı olarak CMK'nın 141 vd. maddeleri gereğince tazminat talebinin koşullarının nasıl oluştuğuna dair denetime elverişli şekilde gerekçeyi içeren bir değerlendirme yapmadan manevi tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı ... davalı vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2025 tarihinde karar verildi.