Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3367 E. 2025/2781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3367
Karar No
2025/2781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/398E. - 2024/481K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2015/613 E., 2016/380 K. sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 51 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 04.04.2024 tarihli ve 2019/6965 Esas, 2024/1678 Karar sayılı ilamıyla; "İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ve 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olan objenin sanık ... ile sanığın abisi olan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...'in aracına yakın mesafede bulunmuş olmasının tek başına sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi için yeterli olmayacağı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık Mahmut'un diğer araçta oturduğu koltukta ele geçirilen ve kendisine ait olduğunu beyan ettiği 13 adet sikke ile 1 adet yüzüğün de sanıkla ilgisi olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, sanık aşamalardaki savunmasında araçlarına yakın mesafede bulunan objeye dair bilgisinin olmadığını belirttiği, obje üzerinde parmak izi araştırması yapılmadığı, sanık tarafından objenin bırakıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil de bulunmadığı, bir an için bulunan objenin sanık tarafından olay yerine bırakıldığı kabul edilse dahi eylemin kültür varlığı ticaretine aykırılık suçu olarak nitelendirilemeyeceği nitekim 2863 sayılı Kanun'un 67/2 maddesinde düzenlenen "kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun" oluşması için gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” gerektiği, dosya kapsamından savunmasının aksine yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile mahkûmiyetine dair hüküm tesisi, Kabule göre de, 1-Dava konusu eserler üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, Yozgat Müze Müdürlüğünde görevli arkeologlar tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınarak sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesisi, 2- Sanık hakkında hükmolunan “1 yıl 8 ay” hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 49/2. maddesi gereği uzun süreli hapis cezası olduğu gözetilmeksizin, ertelenen hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düşme görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde; "...somut olayda, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olan objenin sanık ... ile sanığın abisi olan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ...'in aracına yakın mesafede bulunmuş olmasının tek başına sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi için yeterli olmayacağı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Mahmut'un diğer araçta oturduğu koltukta ele geçirilen ve kendisine ait olduğunu beyan ettiği 13 adet sikke ile 1 adet yüzüğün de sanıkla ilgisi olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, sanık aşamalardaki savunmasında araçlarına yakın mesafede bulunan objeye dair bilgisinin olmadığını belirttiği, sanık tarafından objenin bırakıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil de bulunmadığı" gerekçesiyle dosya kapsamından savunmasının aksine yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmayan sanığın atılı suçtan CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar no'lu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3367, K. 2025/2781, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-3367-e-2025-2781-k-ddaa1320df73