Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3134 E. 2025/8381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3134
- Karar No
- 2025/8381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/439 E. - 2022/719 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/b. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 440,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 13.05.2010 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde 27.02.2012 tarihinde kamu görevinin usülsüz olarak üstlenilmesi suçunu işlediği sabit kabul edilerek Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ilamı ile mahkûmiyetine hükmedilmiş, hüküm 29.03.2022 tarihinde kesinleşmiş, ihbar üzerine mahkemece dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan zamanaşımı nedeniyle düşme görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; vekalet ücretine,
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 26.05.2004 öncesinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı durma süresi de eklendiğinde karar tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE;
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.