Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2374 E. 2025/231 K. – Trafik Güvenliğin
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2374
- Karar No
- 2025/231
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/295 E. 2023/329 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Talebi Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma ... vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar davaya katılma ... vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve ... kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılanların, suçtan zarar görmedikleri trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, B.Sanık Müdafinin Temyiz Talebi Açısından; Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...” ibaresinin “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu değerlendirilerek iptaline karar verilmesi ve yargılama konusu 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin 3. fıkrasındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seri muhakeme usulü uygulanması gereken suçlardan olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, başkaca yönleri incelenmeyen Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.