Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1426 E. 2025/4575 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1426
- Karar No
- 2025/4575
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1707E. - 2023/3525K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 43, 52/2, 53, maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 150 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile CMK'nun 303/1-c, 280/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yerine " Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE, "Beraat eden sanık ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine." ifadeleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... ve temyiz dışı hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilen sanık ... hakkında mülgü Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 21.07.2011 tarihli ve 7377 sayılı karari ile "1.Derece Doğal Sit Alanı" olarak tescili devam ettirilen alan sınırları içinde Orhaniye Mahallesi Bük. Mevkii 176 ada 173 parsel üzerinde ruhsatsız olarak 37,23 metrekarelik 1 nolu yapı, 8,14 metrekarelik 2 nolu yapı ve 2,66 metrekarelik 3 nolu yapı olmak üzere toplam 48,03 metrekarelik ahşap yapılar yaptıklarından bahisle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65/1, Türk Ceza Kanunu 184/1, Kıyı Kanunu 15, TCK 44, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davası kapsamında; sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında suçlamaya konu yapıları vefat eden eşinin yaptığını, kendisinin boşandığını, eşinin bu yapıları kullandığını, dava konusu yerin sit alanında kaldığını bilmediğini beyan ettiği, temyiz dışı hakkında mahkumiyet kararı verilen oğlu sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında babası tarafından zamanında balıkçı barınağı, tuvalet ve mutfak şeklinde üç adet yapı yapıldığını, kendisinin pandemi sürecinde bir süre bu yerde konakladığını ve sadece su aldığı için 8 metrekare ebatlarındaki yapıyı biraz yükselttiğini, antipas ile bu yapıları boyadığını, bazı eksik tahtaları değiştirdiğini, bu değişiklikleri 2020 yılında pandemi sürecinde yaptığını annesi sanık ...'nın herhangi bir müdahalesi olmadığını beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanlarının da sanıklar savunmasını doğrular şekilde olduğu, müdahalelerin temyiz dışı sanık ... tarafından yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde; "...Marmaris bölgesinin imar durumu nedeniyle, bölgede yaşayanlar tarafından çok sayıda işlenen 5237 sayılı TCK 184/1 ve 2863 sayılı yasa 65/1 maddede düzenlenen suçlar yönünden zaman zaman soruşturma ve kovuşturma aşamalarında asıl faillerin çeşitli saiklerle gizlenmesi için aile bireylerinin biri hakkında soruşturma açılması amacıyla suç üstlenir ya da inkar eder şekilde beyanlarda bulunulduğu ve bu şekilde yapı tatil zaptı düzenlendiği, ya da adli sicil kayıtlarında sabıkası bulunmayan aile bireylerinin yapılan inşai faaliyetlerin kendisi tarafından yapıldığını beyan ettikleri mahkememizce kovuşturma aşamasında veyahut keşif esnasında sıkça tespit edilmekte, tespit edilen kişiler hakkında da delil durumu gözetilerek fiile iştiraklerinin tespiti için mahkememizce suç duyurusunda bulunulmaktadır. Mahkememizce dava konusu suçlar yönünden; yapının yapıldığı taşınmaz sahibinin inşai faaliyetten bizzat bilgisi bulunması ve yapılan inşai faaliyete rıza göstermesi halinde, yapının tamamlanması durumunda taşınmazın değerini artırdığı ve yapının artık taşınmazın ayrılmaz bir bütünü olması hususları da dikkate alındığında, taşınmaz sahibinin yapılan ruhsatsız inşai faaliyetlerden açıkça yarar sağladığı görülmekte, bu gibi durumlarda TCK 37/1-2 maddeleri uyarınca yapıyı bizzat yaptıran ile taşınmaz sahibinin iştirak iradesiyle hareket ettiği kabul edilerek her iki kişi hakkında da cezaya hükmolunması gerektiği..." kabul edilerek sanık ... hakkında da mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, "...Sanığın savunmalarında imalatların boşanmış olduğu kocası tarafından yapıldığı savunmasında bulunmuş, bu savunmanın aksine imalatların Sanık ... tarafından yapıldığı yönünde cezalandırılmasını gerektirir kesin ve yeterli delil elde edilemediği, bu nedenle ortaya çıkan şüphenin Sanık ... lehine yorumlanması gerektiği gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkındaki hükmün beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Marmaris 2 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.