Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/701 E. 2023/6088 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/701
- Karar No
- 2023/6088
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/107 E., 2016/250 K. SUÇLAR : Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/107 E., 2016/250 K sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezaladırılması, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. b) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası (uygulama maddesi hatalı yazıldı), 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca neticeten 2 ay hapis cezası ile cezaladırılması, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.03.2021 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi, yanlışlıkla katılana mesaj gönderdiğini, ceza alması halinde maddi ve manevi mağduriyete uğrayacağına ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1."...Sanık ...'ın katılan ...'in kiracısı olduğu, katılan ile sanık arasında arasında çocuklarının kavga etmeleri ve eve bakmak için yeni kiracılar getirilmesi meselesinden dolayı anlaşmazlık bulunduğu, sanığın 10/11/2015 günü 08:37 ile 10:21 saatleri arasında kullanmakta olduğu ... numaralı cep telefonundan katılanın kullanmakta olduğu cep telefonuna 24 adet mesaj gönderdiği gibi, yine sanığın saat 08:51'de "bir şey de ya mesaj atma falan ya da cevap ver, nurde hanım ya hadi ama kızma ikimiz için de kötü olur bak" şeklinde katılana tehdit içerikli mesaj gönderdiği, mesajlara ilişkin tespitin soruşturma aşamasında yapıldığı, yapılan yargılama, sanık savunmaları, katılan beyanı, mesajların tespitine ilişkin tutanak ve dosyada toplanan diğer bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın katılana mesaj çekerek katılanı tehdit ettiği, yine katılanın istememesine rağmen katılanı ısrarla bir çok kez mesaj göndererek katılanın huzur ve sükununu bozduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur..." şeklindedir. 2.Sanık savunmasında "... ev sahibim olur, olay günü alkollüydüm. Kendimde değilken mesajları göndermişim. Gönderdiğim mesajlarda her hangi bir hakaret tehdit içermez. Daha sonra ... bu mesajları eşime söylemekle tehdit etti. Olaydan bir hafta sonra ... evi terketmemi istedi. Daha sonra ... ben yokken eve 3 erkek şahısla gelip kira için baktırmış,suçsuzum beraatimi talep ederim" demiştir. 3.Katılan beyanında "... benim kiracım olur, olay günü bana birden fazla kez mesaj attı. İlk mesajı attığında sen kimsin diye yazmıştım. Bana ... olduğunu söylemişti. Daha sonra beni bir çok kez aradı ben cevap vermedim. Bir çok mesaj attı. Beni rahatsız etti. Durumu eşine söylersem de ikimiz için de kötü olur diyerek beni tehdit etti" demiştir. 4. Müştekinin olay sebebiyle sanıktan şikayetçi olduğu, uzlaşmanın sağlanamadığı, sanığın katılanın kullanmakta olduğu cep telefonuna, 10/11/2015 günü 08:37 ile 10:21 saatleri arasında 24 adet mesaj gönderdiği, katılanın bu mesajlara 4 adet mesaj ile cevap verdiği, mesajların 13/11/2015 tarihli ifade tutanağında tespitinin yapıldığı, anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE A.Tehdit suçu yönünden; Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen “sair tehdit” suçuna ilişkin olduğu, temel ceza miktarı itibariyle; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas - 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas - 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “..basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle; B.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden; Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''kişilerin huzur ve sükununu bozma'' suçuna ilişkin olduğu, "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu için 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan bir yıla kadar hapis'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun'un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ''01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle; Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, Her iki suç için “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/107 E., 2016/250 Karar sayılı kararın, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.