Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6129 E. 2024/2413 K. – Trafik Güvenliği

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6129
Karar No
2024/2413
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1603 Değişik İş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3-son. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58/6. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2022 tarihli ve 2021/600 esas, 2022/247 sayılı kararına sanık müdafii tarafından yapılan itirazın süresinde olmadığı bahisle incelemeye yetkili olan merciiye gönderilmesini müteakip itirazın reddine ilişkin Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2022 tarihli ve 2022/1603 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 94660652-105-07-16580-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102258 sayılı Kanun yararına bozma isteminin; “Somut incelemeye konu dosyada, sanığın yokluğunda verilen kararın Mahkemesince sanığın 19/11/2021 tarihli adres araştırma tutanağında bildirdiği bilinen son adresi olan ..." adresine, tebliğe çıkarılmaksızın sanığın 29/07/2021 tarihli ifadesinde bildirdiği "..." adresine yapılan tebligatın iade gelmesi üzerine mernis adresine muhtara tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, sanığın 19/11/2021 tarihli tutanakta bildirmiş olduğu ..." adresine 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında tebligat yapılmasını müteakip, tebligatın iade edilmesi halinde anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre mernis adresine yapılması gerektiği, bu haliyle yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu, sanığa bundan sonra başkaca tebligat yapıldığına ve verilen karardan haberdar olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde, kararın kesinleşmediği nazara alındığında, Somut yargılamaya konu olayda, Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2022 tarihli kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinin anlaşılması karşısında sanık müdafiinin 12/09/2022 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine itiraz dilekçesi olduğunun kabulü gerektiği ile, genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Somut olay incelendiğinde; sanığın yokluğunda verilen kararın Mahkemesince sanığın 19/11/2021 tarihli adres araştırma tutanağında bildirdiği bilinen son adresi olan ..." adresine, tebliğe çıkarılmaksızın sanığın 29/07/2021 tarihli ifadesinde bildirdiği "..." adresine yapılan tebligatın iade gelmesi üzerine mernis adresine muhtara tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, sanığın 19/11/2021 tarihli tutanakta bildirmiş olduğu ..." adresine 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında tebligat yapılmasını müteakip, tebligatın iade edilmesi halinde anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre mernis adresine yapılması gerektiği, bu haliyle yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu, Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2022 tarihli kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinin anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin 12/09/2022 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine itiraz dilekçesi olduğunun kabulü ile genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2022 tarihli ve 2022/1603 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6129, K. 2024/2413, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6129-e-2024-2413-k-66ee2d5ca24a