Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6090 E. 2024/6925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6090
- Karar No
- 2024/6925
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1460 Esas 2023/2881 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanun'un 70/1, 5237 sayılı TCK'nın 52, 53 . maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümün sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi; Yerel mahkeme kararı TCK 62. maddesi gerekçesi haricinde hukuka ve yasaya uygun olduğundan, istinaf mahkemesince hatalı değerlendirme ile beraate çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Arama kararının usul ve yasaya uygun olduğuna, yapılan işlemlerin kanuna uygun olduğuna sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; olay tarihinde sanık ...'in ... Mahallesi, ... Caddesi No:28 sayılı ikamet adresinde bulunan evinde yapılan arama neticesinde evin girişe göre sol köşesinde bulunan televizyon sehpası üzerindeki koyu gri renkli şifreli çantanın içerisinde bulunan küçük şeffaf poşet içerisinde 33 tanesi 1.5 cm, 1 tanesi 3.5 cm çapında tarihi olduğu değerlendirilen toplam 33 adet madeni paranın bulunduğu, daha sonra yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu ikamette ele geçirilen 34 adet sikkenin 33 tanesinin Bakır Pers sikkesi olduğu, 1 tanesinin Helenistik dönem gümüş sikke olduğu, incelenen sikkelerin 2863 sayılı Kültür ve tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 23. maddesi kapsamına korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu, sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında evlerinde bulunan sikkelerin babası olan diğer sanık ... tarafından Irak'tan Türkiye'ye dönerken getirildiğini, o zamandan beri bu sikkelerin evlerinde bulunduğunu beyan ettiği dolayısıyla suçunu tevil yollu ikrar ettiği, sanık ...'ın dosyaya dahil edilen nüfus kaydına 14.05.2018 tarihinde vefat ettiği, bu şekilde dosya içerisinde bulunan arama tutanakları, bilirkişi raporları, adli emanet kaydı ve diğer tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'in 2863 sayılı Kanun kapsamında olan tarihi eşyayı bulundurma şeklindeki eylemine uyan suçtan ötürü 2863 sayılı Yasanın 24/1 maddesi delaletiyle 70/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; Olay günü kolluk görevlilerince, sanık ...'nın MHP mitinginde ses bombası patlatacağı bilgisinin alınması nedeniyle sanığın ikametinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında arama yapılmak üzere Kars Cumhuriyet Başsavcılığından arama kararı talep edildiği, Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı'nın Olur'u ile sanığın ikametinde yapılan aramada 34 adet tarihi eser niteliğinde sikke ele geçirilen olayda; sanığın savunmasında, 2007 yılında söz konusu sikkeleri babasının Irak'tan getirdiğini, hiçbir zaman değerli olduğunu bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, sadece kolluk tarafından sunulan arama talebinin altına "Olur" verildiği, ilgili evrakta gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, yine dosya içerisinde bulunan arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması nedeniyle arama kararının Cumhuriyet savcılığı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesi yazılmadan verilemeyeceği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 09.06.2022 tarih 2021/909 Esas ve 2022/11043 Karar, aynı Dairenin 01.06.2022 tarih, 2021/613 Esas ve 2022/10571 Karar, 27.04.2022 tarih 2020/3410 Esas ve 2022/8911 Karar, 28.02.2022 tarih 2021/31282 Esas ve 2022/3640 karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, bu şekilde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği, ayrıca sanığın aşamalarda değişmeyen ve aksi ispat edilemeyen savunma içeriğine göre ele geçen maddelerin mahiyetini bilmediğini iddia etmesi gözetilerek ikrarı da bulunmayan sanığın belirtilen nedenlerle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı ve istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş, olayın daha ziyade aydınlatılmasını gerektirecek ve toplanacak bir delil bulunmadığından, bu aykırılığın CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrası tamamen çıkartılarak, yerine; " Her ne kadar sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine" dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin gerekçesi ve dosya kapsamı dikkate alındığında tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.