Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5391 E. 2025/41 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5391
- Karar No
- 2025/41
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/719 E., 2021/1233 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı açısından temyiz edilemez olduğu belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki davalı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 41.136,49 TL maddi, 62.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun hükmedilen maddi tazminat miktarının 41.116,60 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat isteminin şartlarının oluşmadığına, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz talebinin reddi gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/265 E., 2019/624 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 27.03.2017 - 16.05.2019 tarihleri arasında 780 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 18.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğu gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630 TL olduğu; davacının 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 41.136,49 TL maddi, 62.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine hükmün yalnızca davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 41.116,60 TL'ye indirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, reddedilen toplam 19,89 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilen hükme yönelik istinaf yoluna başvurmayan davacının temyiz yoluna başvurma hakkı olmadığından 6100 sayılı HMK’nın 361/1. Fıkrasına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.