Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4901 E. 2024/7892 K. – Kişilerin Huzur

Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4901
Karar No
2024/7892
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/506 E., 2021/959 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma KARAR : Son soruşturma açılmasına dair karar verilmeden yapılan yargılama neticesinde kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ...'ın beraatine dair Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/506 Esas, 2021/959 Karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 31.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5237 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 94660652-105-07-14326-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55757 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55757 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58/1. maddesindeki, "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 59. maddesindeki, "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında; Dosya kapsamına göre, İstanbul Barosunda kayıtlı avukat olan şüphelinin, alacaklı vekili sıfatıyla borçlu olan müştekiyi büro personeli aracılığıyla 06/11/2019 ila 28/11/2019 tarihleri arasında, borcunu ödemesi gerektiği, aksi takdirde haciz ve muhafaza işlemleri yapılacağına dair 11 adet mesaj göndererek rahatsız ettiği iddiasına ilişkin olarak, şüphelinin eyleminin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesi uyarınca 14/04/2020 tarihli Olur’la soruşturma izni verilmesini takiben, uzlaştırma işlemleri tamamlandıktan sonra, aynı Kanun’un 59. maddesi uyarınca Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturma fezlekesi düzenlenerek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi ve kovuşturma izni alınarak şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği cihetle, anılan usul işlemleri yerine getirilmeden açılan kamu davasına ilişkin dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık Avukat ...'ın yetkilisi olduğu avukatlık bürosunun alacaklı sıfatı ile takip ettiği dosya nedeniyle şikayetçiye 16.11.2019 ile 28.11.2019 tarihleri arasında dosya arasında tespiti yapılan 11 adet borcun ödenmediği takdirde icra takibi yapılacağına dair mesaj göndermesine konu olayda, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca Adalet Bakanlığı’ndan 14.04.2020 tarihinde soruşturma izni alınması üzerine son soruşturma açılmasına veya son soruşturma açılmasına yer olmadığına karar vermek üzere ağır ceza mahkemesine gönderilmeksizin doğrudan iddianamenin asliye ceza mahkemesince kabulüne karar verilerek, mahkemece 5237 sayılı Kanunun 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerekmekte ise de, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın 5237 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine kararı verildiği, söz konusu beraat kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği anlaşıldığından, mahkemece verilen beraat kararının davanın esasını çözmesi ve mahkumiyet hükmü olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve sanık yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, ağır ceza mahkemesince son soruşturma açılmasına dair karar verilmiş olsa dahi sanık yönünden beraat dışında bir karar verilemeyeceği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlenen tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5237 sayılı Kanun’un 309. Maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4901, K. 2024/7892, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4901-e-2024-7892-k-7801f1042ae0