Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4082 E. 2025/1991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4082
- Karar No
- 2025/1991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1812 E., 2022/4139 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız hükümlülük nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin, davanın beraat kararının kesinleştiği tarih olan 04.12.2019 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddinin hukuka aykırı olduğuna, tazminat koşullarının gerçekleştiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tuzla 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/59 Esas, 2012/139 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan iki kez 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve bu kararın 05.07.2012 tarihinde kesinleştiği ve hükümlü olarak cezasını infaz ettiği ancak davacının kanun yararına bozma yoluna başvurduğu ve dosyanın Yargıtay 13.Ceza Dairesine gönderildiği, dairenin 2019/12435 Esas, 2019/17710 Karar sayılı kararı ile davacının atılı suçları işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından bahisle 04.12.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarih 2020/120 Esas 2021/308 Karar sayılı kararı ile sehven dosyanın esasa kaydedildiği göz önüne alındığında davacı vekilinin yazılı savunmada bulunduğunun belirtildiği 10.09.2020 tarihli celsede davacının Yargıtay'ın kararından en geç bu tarihte haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu tarihten itibaren 3 ay içinde içinde dava açılmadığı gibi herhalde kararın kesinleştiği 04.12.2019 tarihinden itibaren 1 yıl içinde de dava açılmadığı, davanın 28.04.2021 tarihinde açıldığı, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı ve tazminat koşulları oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının CMK 142. maddesinde belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2025 tarihinde karar verildi.