Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3911 E. 2025/3664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3911
- Karar No
- 2025/3664
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1940 E. 2022/4346 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarih, 2021/434 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 53. Maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.12.2022 tarih, 2022/1940 Esas, 2022/4346 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.04.2023 tarih, 2023/35581 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna , sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında, her ne kadar 2863 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın aşamalarda benzer ve istikrarlı savunmalarında atılı suçlamayı inkar ederek, bir başka soruşturma ve yargılamaya konu olayda polislerin durdurması sonucu elindeki kültür varlığı olduğu belirtilen eserleri kendisinin teslim ettiğini, herhangi bir kazıda yakalanmadığını, hatta o dosyadaki tapelerden de anlaşıldığı üzere olayda kazı yapma olayı olmadığını, o olayda kültür varlığı yakalattığını ve aldığı cezanın kesinleşmediğini savunduğu, dosya içerisinde mevcut görüntüler ve bu görüntülerin analizine yönelik 02/07/2021 tarihli raporda belirtildiği üzere, görüntülerdeki tünel yada dehliz içerisinde görünen kişinin sanığın teşhise esas görüntülerdeki kişi ile büyük benzerlik göstermesi nedeniyle sanık ...'nın olduğunun alaşıldığı, ancak iddia konusu kazı alanı ile ilgili olarak düzenlen 11/07/2021 tarihli müze raporunda, ihbara konu yaklaşık 3,5 metre yüksekliğinde, 2 metre genişliğinde ana kayaya dinamit patlatarak (kayanın içerisinde halen mevcut durumda kabloların bir kısmı bulunmakta olduğu) adeta bir kapı şeklinde oyulmaya çalışıldığının görüldüğü, kaçak kazı sonucu oluşan oyuklar ve çevresinde ise 2863 sayılı yasa kapsamına giren herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığı, dik bir yamaçta bulunan söz konusu ana kayanın doğal yapısı itibariyle cephesinde bulunan yatay ve dikey doğal çatlakları sınır alınarak ana kaya adeta bir niş/kapı şeklinde kaçak kazıcılarca oyulmaya çalışıldığı, oyulmaya çalışılan çatlaklar da incelendiğinde ise çatlağın devamında ana kayanın devam ettiği ve doğal ana kaya yapısında olduğunun görüldüğü belirtilmiş, rapor ekinde bulunan görüntülerde herhangi bir tünel yada dehliz oluşumu bulunmadığı, söz konusu raporda da belirtildiği üzere aslında herhangi bir kültür varlığı olmayan bir alanda yamaç bir alanda bulunan büyük bir kayanın el yapımı dinamitle patlatılarak parçalanıp yıkılması sonucu sahte bir niş/kapı haline getirilmeye çalışıldığının anlaşıldığı, iddianame konusu kazı yapıldığı iddia olunan söz konusu yerin, sanıktan elde edilen görüntülerle bir benzerlik yada ilgisinin bulunmadığı, İlk derece yargılaması sırasında yerel mahkemece 14/01/2022 tarihinde yapılan keşfe istinaden hazırlanan 02/02/2022 tarihli Fen bilirkişi raporu ile 31/01/2022 tarihli arkeolog bilirkişi raporu ve ekindeki görüntülerdeki kazı alanının sanığın görüntülerinde bulunduğu belirtilen yerden farklı alanlar olduğunun açıkça anlaşıldığı, sanığın iddia konusu olay yerinde bulunduğuna yönelik herhangi başka bir delilin de bulunmadığı da göz önüne alındığında sanık ...'nın atılı suçu işlediğine mahkumiyetine yeterli, kesin, şüpheden uzak, somut ve savunmasının aksini gösteren delil elde edilemediği gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.