Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3847 E. 2024/3304 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3847
- Karar No
- 2024/3304
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1879 E., 2022/266 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi gereğince temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanın çalışanlar tarafından arandığına dair savunma tanığına itibar edilmesi gerektiğine, alacağın tahsili amacıyla hareket edilmesi nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; avukat olan sanığın alacaklı vekili olarak takip ettiği İstanbul 8. İcra Dairesinin 2017/16349 Esas sayılı icra dosyasının borçlusu olan katılanın ve katılanın yakınlarının sanığa ait avukatlık bürosuna ait telefon numarasından henüz kesinleşmemiş olan icra takibi nedeniyle borcun ödenmesi gerektiği aksi takdirde haciz işlemleri yapılacağına dair aranıp mesaj atılarak katılanın huzurunun bozulmasına neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 59/5. maddesindeki ...Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz. .. şeklindeki düzenleme uyarınca hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2. maddesi uyarınca kesin olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini isteyen Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş olup; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamına göre; sanığa ait avukatlık bürosuna ait numaradan 30.05.2017 - 18.06.2018 tarihleri arasından katılan ve katılanın yakınlarının aranıp mesaj çekilmek suretiyle katılanın huzur ve sükununun bozulduğu iddia ve kabul edilen olayda, dosya arasında bulunan HTS kayıtları ve bu kayıtlara ilişkin analiz raporuna göre 01.01.2017 ile 31.12.2017 tarihleri arasını kapsar HTS kayıtları olduğu gözetildiğinde şikayete tabi olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu için şikayet süresinin belirlenmesi açısından 01.01.2018 - 18.06.2018 tarihleri arasındaki HST kayıtlarının celp edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.