Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1079 E. 2026/4353 K. – Müstehcenlik

Konu: Müstehcenlik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1079
Karar No
2026/4353
Karar Tarihi
Konu
Müstehcenlik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/353 E., 2020/193 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/4674 Esas, 2019/9631 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1, 43/1, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın ikrarının delil olmadığına, düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın ele geçirilen dijital materyalleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde sanığa ait olan bilgisayarda ele geçirilen müstehcen görüntülerin katılanın kendisine ait olmadığını beyan etmesine karşın 23.11.2017 tarihli bilirkişi raporunun içeriğinin sanığın ikrar içeren savunmasını doğruladığının anlaşıldığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verildiği, anılan maddede ceza miktarının beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olarak düznelendiği, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereği zorunlu müdafi görevlendirilmesi için, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; bilgisayar ile yapılan görüntülü görüşme sırasında cep telefonu kamerası ile kaydedilmiş olan video içeriğinde kamera karşısındaki kadın olduğu anlaşılan şahsın üzerindeki kıyafetleri çıkarırken cinsel organlarının üzerinde ellerini gezdirdiği, cinsel organlarının gözüktüğü, görüntülerin bulanık olması nedeni ile görüntüdeki kişinin 18 yaşından büyük olup olmadığının ve görüntüdeki kişinin katılan olup olmadığının anlaşılamadığı, bilirkişi raporuna karşı katılanın mahkeme huzurunda alınan beyanında görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını ifade ettiği, mahkemenin sanık tarafından suça yönelik ikrar olarak değerlendirilen katılanın kendisine göğüslerinin gözüktüğü fotoğraflar gönderdiğine ilişkin savunmasına itibar edilerek başkaca deliller ile sanığın suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin deliller ortaya konulmadan yetersiz gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1079, K. 2026/4353, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-1079-e-2026-4353-k-9f33ec0a02a7