Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/988 E. 2025/7576 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/988
- Karar No
- 2025/7576
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2905 E., 2020/2778 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; keşif yapılmadığını, katılan sürücünün hızının tespit edilmediğini, dosya kapsamında ölenin kusurunun dikkate alınmadığını, müvekkili bakımından hak ve nesafet kuralları ve orantılılık ilkesiyle bağdaşmayacak bir cezaya hükmedildiğini, kararın bozulması gerektiğini, katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın tamamen kusurlu olduğunu, hükmedilen cezanın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, eğimsiz, düz olduğu, hız sınırının 70 km/s olduğu, iki şeritli bölünmüş devlet kara yolunda, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Muğla yönünden Denizli istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan 2.km+300.m'sindeki mevkiye gelip yolun sağında bankette durakladığı, sanığın aracıyla belli bir süre sonrasında bu konumdan harekete geçerek sola sinyal işareti verip yeniden yola çıkmak maksadıyla sola doğru aracını hareket ettirdiği sırada gerisinden gelen katılan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki otomobilin gelişini özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle fark edemediği ve bu nedenle katılan sürücünün otomobilinin sağ yan orta kısımları ile sanığın otomobilin sol ön köşe kısımlarının sol şerit üzerinde çarpışmaları akabinde katılan sürücünün otomobilinin savrularak sağ taraftan yol dışı kalmasıyla yol kenarındaki ağaca çarparak durduğu olayda bir kişinin ölümü ve üç kişinin nitelikli yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mahkemece, asli kusurlu olarak kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, sanık asli kusurlu, katılan sürücü ... ile müteveffa ve diğer katılanların kusursuz oldukları kabul edilen kaza sonucu bir kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde, üç kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini isabetli ise de, temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması suretiyle tespiti gerektiği ve 3 aydan 3 yıla kadar sürücü belgesinin geri alınmasını öngören TCK'nın 53/6.maddesinin uygulanması sırasında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.