Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/971 E. 2025/4364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/971
- Karar No
- 2025/4364
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4235 E. 2020/2629 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 06.12.2017 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 100.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının gözaltında kaldığı süreçte kamu görevlisi olduğu ve maaşından herhangi bir kesinti yapılmadığı, bu suretle maddi tazminatın reddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü ile 2.222 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, manevi tazminat miktarı 750 TL'ye indirilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün davalı yönünden kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının haksız gözaltı nedeniyle meslekten ihraç edildiğine, bu sebeple mahrum kaldığı kazançlar ile ileriye dönük maruz kalacağı muhtemel kazanç kayıplarının ve soruşturma nedeniyle ödemiş olduğu avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, adli kontrol tedbiri nedeniyle imza atmak için harcamış olduğu yol masrafları ile soruşturma dolayısı ile OYAK tazminatına tedbir konulup, tedbirin geç kaldırılması sebebiyle oluşan zararlarının da maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna ve reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/108366 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.07.2016 - 01.08.2016 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 09.08.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 06.09.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının gözaltında iken kamu görevlisi olduğu ve bu süreçte maaşından herhangi bir kesinti yapılmadığı, bu suretle maddi tazminatın reddi ile manevi tazminat bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı indirilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden : Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 750 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı da dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince, Tebliğnameye uygun olarak, olarak oy birliğiyle REDDİNE;
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden : Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında eleştirilen hususu dışında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2025 tarihinde karar verildi.