Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/95 E. 2022/10192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/95
Karar No
2022/10192
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 esas, 2013/525 sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Dairenin bozma ilamından sonra yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmasından ve bozma kararında belirtilen hususların tartışılmasından dolayı yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının eylemli uyma olarak kabulü ile hükmü temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu belirlenerek, 24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 100. maddesi ile CMK'nın 299 maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, sanık müdafii tarafından sunulan temyiz dilekçesinde duruşmalı temyiz isteminde bulunulmuş ise de, duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden yapılan incelemede: 1)Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Müşteki ...’ün 14.10.2015 tarihli duruşmada, vekili ile alınan ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, davayı takip etmediği, bozma sonrası vekilinin duruşmaya katılarak bozma ilamına uyulmasını talep ettiği ve hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, hükmü bu mağdur açısından temyiz etme hakkı bulunmayan vekilin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE; 2)Sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve o yer Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olay günü saat 15:28 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, düz eğimsiz, asfalt kaplama yolda seyrederken dört yönlü kontrolsüz kavşağa gelip sola döndüğü esnada karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...’ya çarptığı, kaza nedeniyle ...’nın kaldırıldığı hastanede aynı gün öldüğü, Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayane Tutanağında ...'nın ... çarpmasına bağlı olarak gelişen iç kanama nedeniyle öldüğünün tespit edildiği, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/11/2015 havale tarihli raporda "otomobil sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun 84. maddesinde yer alan sürücülere ait kusurlardan 53/1-b sola dönüş kurallarına riayet etmek kuralını ihlal ettiği için bu kazada asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Kaza tespit tutanağında sürücü "...'ın yayaya çarpması ve çarpmadan sonra panikleyerek yayayı aracının altında bir ileri bir kez de geri gelmek suretiyle 1. kez aracının ön tamponu ile 2. kez ileri giderek aracının ön sağ lastik kısmıyla 3. kez yine ön sağ lastik kısmı ile geri gelmesi neticesinde" kazanın meydana geldiğinin belirtildiği, 24.07.2015 tarihli cd inceleme tutanağında : "Cam8 isimli kameranın tarih ve saatine göre 23.07.2015 günü saat 15:00’da başladığı, kamera saatine göre 15.28.17'de gri renkli sedan tipi markası ve plakası belli olmayan bir aracın görüş açısına girdiği, bir süre ilerlediği kamera görüş açısına göre sol tarafa döndüğü esnada bir şahsa çarpıp durduğu, daha sonra tekrar hareket edip durduğu, daha sonra 112 ve polis ekiplerinin geldiğinin...’’ belirtildiği, Tanık ...’ün olay günü saat 17:55 sıralarında Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde " .. teknik isimli ... yerinin içerisinde bulunduğum sırada bir bağrışma sesi duymam üzerine dışarı çıktığımda daha önceden tanımadığım yaşlı bir bayanın plakasını hatırlamadığım gri renkli Toyota marka aracın altında olduğunu gördüm. Bu ... bu şekilde ileri doğru devam etti. Bu sırada bağrışmalar vardı. Ben de bunu görünce aracı kullanan şahsa yüksek sesle durmasını söylüyordum ve bir yandan da durması yönünde el işareti yapıyordum. Bahse konu aracın sağ ön ve sol ön camları açıktı ve bağrışmaları duymasına engel bir şey yoktu. Bu şahıs aracı bayan altında iken ön tarafa yaklaşık 2-2.5 metre ilerlettikten sonra durdurdu ve aynı şekilde bayan aracın altında iken geriye doğru 2-2.5 metre gitti. Ben bağırmaya devam ediyordum. Bu şahıs yine aynı şekilde aracı ile ön tarafa 1.15 metre gittikten sonra aracı durdurdu. Bayan aracın altında araçla sürüklenmişti. ... durduğunda bayan aracın altındaydı...’’şeklinde beyanda bulunduğu ve duruşmadaki beyanlarının da benzer olduğu, Sanığın kollukta "...aracımın sol ön yan kısmına aniden hızla gelen bir bayan çarptı. Fren yapmama rağmen mesafe kısa olduğu için durduramadım ve bayan da aracın tekerlerinin altında kaldı. Ben hemen durup arabadan indim ve çevredekilerden 112'yi aramasını istedim..." şeklinde beyanda bulunduğu, görüntülerin ortaya çıkmasından sonra savcılıktaki ve aşamalardaki sorgusunda çarpmanın etkisi ile panik yaptığını ve üzerinden geçtiği anı hatırlamadığını beyan ettiği olayda; kendisine yapılan uyarılara rağmen sanığın yayayı aracın altından çıkarmak yerine eylemine devam edip, yaya aracın altında iken ileri geri manevra yaparak mağdurun ölebileceğini öngörmesine rağmen meydana gelecek neticeyi kabullendiği anlaşılmakla, sanığın eylemini olası kast ile işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/95, K. 2022/10192, T. 19.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-95-e-2022-10192-k-ef99c95cf104