Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9498 E. 2025/76 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9498
Karar No
2025/76
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/833 E., 2022/882 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 450.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebi üzerine, koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabilecekleri, bu kapsamda dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen ... ... Adiyan'ın mirasçılarının açmış oldukları davanın karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; murisin vefatın önce yargılamanın devam ediyor olması sebebiyle müvekkillerinin o dönemde dava açmasının hukuken mümkün olmadığı, murisin vefatı sonrası da dava açma iradesinin izharının mümkün olamayacağı, hukuk devletinin en ... esaslarından birinin devletin fertlere verdiği zararı tazmin etmesi olduğu, somut olayda murisin mirasçılarının da dava açma hakkının olduğunun kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/206 Esas – 2014/108 Karar sayılı ceza dosyasında, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçu kapsamında davacının murisine ait olan 65 AU 129 plakalı araca 03.05.2010 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının murisinin vefatı nedeniyle düşme ve el konulan aracın mirasçıya iadesine karar verildiği, hükmün 03.04.2019 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.03.2016 tarihli, 2015/9844 Esas - 2016/3398 Karar sayılı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2002 tarih ve 92/223 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabilecekleri, bu kapsamda dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen ... ... Adiyan'ın mirasçılarının açmış oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2024 tarih ve 2020/12-32 Esas - 2024/227 sayılı kararında; ''... Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi ile ilgili özel bir düzenleme bulunmadığından, bu konuda TMK’nın mirasın intikaline ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Zira miras, ölenin hak, alacak, borç ve her çeşit mallarının tümünü kapsamaktadır. Kanunun 599. maddesi, miras bırakanın ölümü ile mirasın bir bütün olarak, kanun gereğince, mirasçılara intikal edeceği ve mirasçıların miras bırakanın ayni haklarını ve alacaklarını doğrudan doğruya kazanacaklarını düzenlemiştir. Kanun’da alacak bakımından bir ayrım yapılmadığından, ölen kişi hakkında koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olarak uygulanması nedeniyle oluşan maddi zararlar da madde kapsamına girer. Ayrıca CMK’nın 142/2. maddesinde “zarara uğrayan” ifadesinin kullanıldığı da dikkate alındığında, mirasçıların da dava açma hakları olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Dolayısıyla hakkında koruma tedbiri uygulanan kişi maddi tazminat davasını açmadan önce ölmüş ve dava açma iradesini izhar etmemiş olsa bile mirasçıların maddi tazminat talebinde bulunabilmeleri mümkündür.'' olarak belirtildiği, bu karar ile mirasçıların, hakkında koruma tedbiri uygulanan muris maddi tazminat davasını açmadan önce ölmüş ve dava açma iradesini izhar etmemiş olsa bile maddi tazminat yönünden dava açma haklarının bulunduğu, anılan karar doğrultusunda Dairemizin değişen görüşüne göre, maddi tazminat yönünden davanın esası hakkında değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9498, K. 2025/76, T. 06.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9498-e-2025-76-k-9abc6bdbeb31