Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8864 E. 2025/685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8864
Karar No
2025/685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1539 E., 2022/1822 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacılar vekilinin haksız el koyma nedeniyle davacı ... bakımından 100.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden, davacı şirket yönünden ise 1.360.591 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının kabahat niteliğindeki eylemi dolayısıyla CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; davacıya ait eşyalara 5607 sayılı Kanun hükümleri kapsamında el konulduğuna, bu Kanun kapsamında kabahat ya da suç niteliğindeki eylemler nedeniyle el koyma kararlarında koruma tedbirleri nedeniyle tazminat sebebiyle tazminata hükmedilmesi gerektiğine, Gümrük İdaresi tarafından haksız olarak ürünlerine el konulduğu ve 11 yıl süreyle teslim edilmediğine, bu ürünlere suç şüphesiyle el konulduğuna, bu itibarla CMK'nın 141. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının sahibi olduğu davacı şirkete ait 1422 kap porselen yemek takımının aldatıcı işlem ve davranışla ithal edildiği gerekçesiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/11 maddesi kapsamında kabahat nevinden ... dolayısıyla Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/1125 Kabahat Defter No'lu dosyasında 606.286.12 TL idari para cezası verildiği, yapılan itiraz sonrası Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/ 520 D. İş sayılı kararı ile idari para cezasının iptaline karar verildiği, ayrıca İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/855 Esas – 2014/384 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.05.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının 15.11.2018 tarihinde İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinden söz konusu eşyaların iadesine ilişkin talepte bulunduğu, mahkemenin 10.12.2018 tarihli ek kararı ile iddianamede eşyaların müsaderesine ilişkin bir talebin olmadığı, bu nedenle soruşturma makamına yapılacak başvuru neticesinde doğrudan iade veya müsadere hususunun değerlendirilebileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, sonrasında İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğine eşyaların iadesine yönelik talepte bulunulduğu, mahkemenin 2019/845 D. İş sayılı kararı ile söz konusu eşyalara ilişkin Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilmiş herhangi bir el koyma kararı olmadığı, iadeye yönelik talebin ilgili savcılığa yapılması gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosunun 07.03.2019 tarihli kararı ile dava konusu eşyaların kabahatli (davacı) ...'ya teslimine karar verildiği ve 13.06.2019 tarihinde davacı şirket yetkilisine teslim edildiği, davacı konusu eşyalara, 5607 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım gerektiren kabahat niteliğindeki ... dolayısıyla gümrük idaresince el konulduğu, CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında yasal şartlar oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, CMK'nın 141/1-j maddesi uyarınca yasal şartların oluşmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8864, K. 2025/685, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8864-e-2025-685-k-206f188f76e0