Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8831 E. 2025/444 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8831
- Karar No
- 2025/444
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2250 E., 2022/2191 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 3.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 46.810,20 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının eksik araştırmaya dayalı olduğuna, cezaevi giderleri, ceza davasında temsil edilmek üzere ödenen avukatlık ücretleri ve davacının yakınlarının cezaevi ziyaretleri sırasında yaptığı harcamaların maddi tazminat hesaplamasında göz önünde bulundurulması gerektiğine, davacının yargılandığı ve sonuç olarak beraat ettiği yargılamanın niteliği ve davacının kişilik haklarının ağır düzeyde ihlal edilmiş olması karşısında hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/16 Esas-2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör kurma veya yönetme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetine karşı silahlı isyana tahrik etme suçlarından 22.01.2008-12.03.2014 tarihleri arasında 2241 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetine karşı silahlı isyana tahrik etme ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacının tüm suçlardan beraatine karar verildiği, beraat kararlarının 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararlarının davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının gözaltı, tutuklama, tahliye evraklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin ve tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "46.909,76" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "46.810,20" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.