Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8501 E. 2026/4669 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8501
Karar No
2026/4669
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4258 E., 2022/1584 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, CMK'nın 141/1-a,e,g,i,j ve k bentleri nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 1.000,00 TL manevi tazminatın 18.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekklinin gözaltı tarihinde hakim statüsünün dikkate alınmadığına, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna, haksız gözaltı tedbiri nedeniyle davacının kendisinin ve ailesinin ağır surette mağduriyetine neden olunduğuna, takdir olunan miktarın kırılan onur ve şerefini telafi etmekten uzak olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/162 Esas- 2019/19 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.07.2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, 18.07.2016-20.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yine 29.07.2016 tarihinde davacının yakalama kararırnın UYAP'tan düşümü yapılmaması nedeniyle yeniden göz altına alınarak 5 saat gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a,g,i,k bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Davacı dava dilekçesiyle haksız olarak tüm malvarlığı değerlerine, banka hesaplarına el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, söz konusu kararın getirtilerek, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerine göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığı tespit edilip, 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak davacının banka hesaplarına tedbir konulup konulmadığı, konulmuşsa hangi tarihte konulduğu ve ne zaman kaldırıldığı araştırılarak, tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,

3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8501, K. 2026/4669, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8501-e-2026-4669-k-ba1043e0f47a