Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/835 E. 2025/4308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/835
- Karar No
- 2025/4308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/910 E., 2020/2526 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 11.07.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutukluluk, arama ve elkoyma nedeniyle 5.000.000,00 TL maddi, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 8.954,21 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, İlk Derece Mahkemesi tarafından yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, elkoyma sebebiyle tazminata hükmedilmemesine, avukatlık ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığında, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10424 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016 - 02.03.2017 tarihleri arasında 228 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, soruşturma kapsamında davacıya ait bir adet cep telefonuna el konulduğu ancak emanete alınan eşya arasında bulunmadığından davacıya iadesinin yapılamadığı, yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 08.06.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosya kapsamında; bu ilkelere uyulmadan davacının hangi taleplerinin karşılığı olarak maddi tazminatın belirlendiği, hangi taleplerin kabul edildiği ve hangilerinin reddedildiği belirtilmeden hüküm kurulması, Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.