Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8133 E. 2024/7087 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8133
- Karar No
- 2024/7087
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/605 E., 2022/859 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 2.000 TL maddi ve 350.000 TL manevi tazminatın ödenmesini talep ettiği, davacı vekilinin maddi tazminat taleplerini 16/11/2020 tarihli celsede ıslah ederek davacı için maddi tazminat taleplerini 57.090,03 TL'ye yükselttiği ve hükmedilecek tazminatlara tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde talepte bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının talebinin kısmen kabulü ile davacının gözaltında kaldığı bir günlük süre için 31,63 TL maddi ve 100 TL tazminatın gözaltı tarihi olan 20/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tutukluluk süresi için 56.974,20 TL maddi ve 57.900 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 08/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminata ilişkin 1. paragrafının çıkarılarak yerine; "-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20/02/2015-21/02/2015 tarihlerini kapsayan gözaltı süresi için net asgari ücret üzerinden belirlenen 31,63 TL'nin tutuklama tarihi olan 08/07/2015 tarihinden itibaren; 08/07/2015-06/12/2018 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için net asgari ücret üzerinden belirlenen 56.165,17 TL'nin 08/07/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine yazılması, hükmün 2. paragrafının 1. cümlesinde yer alan ve gözaltı dönemine ait olan 100,00 TL manevi tazminat miktarının faiz tarihi olan ''...20.02.2015...'' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ''...08.07.2015...' olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/152 Esas, 2015/382 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 20/02/2015- 21/02/2015 tarihleri arasında 1 gün gözaltında ve 08/07/2015 - 06/12/2018 tarihleri arasında 1246 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03/05/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi tazminat miktarı ve faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının 08/07/2015-06/12/2018 tarihleri arasındaki tutukluluk süresi için davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Dava süresine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiği, dosya kapsamındaki İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/148 Esas sayılı 05/06/2020 tarihli yazı cevabında davacı vekilinin 10/07/2019 tarihinde Ön Bürodan gerekçeli karar ve kesinleşme şerhini teslim aldığının belirtildiği anlaşılmakla; davacıya kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Davacı dava dilekçesinde 2.000 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, sonradan "ıslah" suretiyle bu hususta sözlü veya yazılı talepte bulunulması mümkün bulunduğu, somut olayda; davacı vekilinin 16/11/2020 tarihli davalının hazır olmadığı duruşmada davasını hem maddi tazminat miktarı hem de faiz hususunda ıslah ettiği, dava dilekçesinin ıslah edilmiş olması nedeniyle mahkemece ıslah talebi doğrultusunda davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177 inci maddesinin 2 inci fıkrasında "Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." şeklindeki emredici hüküm karşısında, ıslah talebine ilişkin talebin davalı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden ıslah talebinin usule aykırı şekilde kabul edilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 3-Davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma, tutuklama müzekkereleri, sorgu zaptının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Maddi tazminatın davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "56.130,80" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "56.165,17" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.