Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8039 E. 2024/4940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8039
- Karar No
- 2024/4940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/297 - 2022/38 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.04.2021 tarihli 2020/10768 Esas, 2021/3522 Karar sayılı ilamı ile, "Sanığın, dava konusu yerin sit alanında yer aldığını bilmediğine dair savunması karşısında; öncelikle davaya konu yerin 1. derece doğal sit alanı olarak tesciline ilişkin İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 06.10.1995 tarih ve 5932 sayılı kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin araştırılması, özellikle bu hususunun ve 15.03.2001 – 03.04.2001 tarihleri arasında 15 gün süreyle ilan edilmiş olup olmadığının Urla Belediyesi'nden açıkça sorulması, ilan edilmiş ise ilan tutanağının dosya kapsamına alınması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi" yönünden hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3. maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; suça konu yerin sit alanında kalmadığına, taşınmaza ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alındığına, Katılan vekilinin temyiz isteği; yasal şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık tarafından, Mülga İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 06.10.1995 tarih ve 5932 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanında yer alıp, sanığın maliki olduğu taşınmaz üzerinde izin alınmaksızın tek katlı bina inşa edildiği iddiasıyla açılan davada, tescile ilişkin kurul kararı ve ilan tutanaklarının dosya kapsamında mevcut olduğu, bilirkişi raporlarında suça konu yapının 2012 - 2013 yılları arasında inşa edildiğinin, eylemin izinsiz fiziki ve inşai müdahale kapsamında olduğunun, yapı nedeniyle araziye geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde zarar verildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. IV. GEREKÇE VE KARAR 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.