Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/628 E. 2025/2280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/628
Karar No
2025/2280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1391 E., 2020/3529 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 41.055,30 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davacının kendi kusurlu eylemleri nedeniyle tutuklanmasına sebebiyet verdiğine, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 36.. Ağır Mahkemesinin 2017/193 Esas, 2019/108 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.03.2017-15.02.2018 tarihleri arasında 329 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 24.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğünden davacının kazancı gösterir vergi beyannamelerine göre aldırılan bilirkişi raporuna göre sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen süreler içerisinde ortaya çıkan maddi zararının hesaplandığı, 20.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamalar ışığında tespit edilen maddi tazminat tutarı esas alınarak davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği, tutuklu kalınan süre, davacının mali sosyal durumu ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağına ilişkin temel kriterler de göz önüne alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/628, K. 2025/2280, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-628-e-2025-2280-k-644a245b0184