Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6253 E. 2024/6085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6253
- Karar No
- 2024/6085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2910 E., 2021/2106 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 70.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 53,43 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında kendisini müdafii ile temsil ettiren davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen 845,00 TL avukatlık ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 08.11.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sınırı itibariyle davalı yönünden maddi tazminatın kesin nitelikte olması nedeniyle CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminata yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ve manevi tazminata yönelik tarafların istinaf başvurusu yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı nedeni ile reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, vekalet ücretinin eksik olduğuna, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, reddedilen kısım yönünden davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/41937 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.10.2018-03.10.2018 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 08.11.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sınırı itibariyle davalı yönünden maddi tazminatın kesin nitelikte olması nedeniyle CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminata yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ve manevi tazminata yönelik tarafların istinaf başvurusu yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin 25.11.2021 tarihinde kendisine tebliği üzerine aynı tarihte katılma yolu ile temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, tebliğnamedeki temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle hükmün davalı bakımından kesin olduğundan bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu halde kesinlik sınırının hükmedilen tazminat miktarının tamamına göre değerlendirilerek hükmün tamamı hakkında inceleme yapılması gerekirken, istinaf incelemesi sırasında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi ile davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2. ve 5271 sayılı Kanunun 279/1- (b) bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.