Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6156 E. 2024/4685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6156
Karar No
2024/4685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/146 E. 2022/271 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Beykoz 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2014 tarih, 2013/138 Esas, 2014/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 08/02/2017 tarih, 2016/9479 Esas, 2017/879 Karar sayılı bozma ilamında; "2863 sayılı Kanun'un 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği; Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği; Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı; Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı; Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği; Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan Maliye Hazinesi'ne ait taşınmaz üzerindeki binanın 1 metre bitişiğini, iş makinesi ile yaklaşık 3.50 metre derinliğinde, 4.00 x 13.50 metre ebadında kazdırdığı, dosya kapsamında mevcut 26/09/2013 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde 189 metre küplük hafriyat yapılarak, doğal yapının bozulmasına sebebiyet verildiğinin belirtildiği, dolayısıyla sanığın eyleminin, sit alanına izinsiz fiziki müdahalede bulunma boyutunu aşarak, zarar verme boyutuna ulaştığı, her ne kadar sit tescilinin mahallinde ilan edildiğine dair herhangi bir bilgi - belgeye ulaşılamamış ise de, hazineye ait taşınmaz üzerinde ve dolayısıyla hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen eylemler bakımından sit ilanının yapılmış olup olmamasının önem arz etmediği anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-1. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan kanun değişikliğine şekli bir anlam yüklenmek suretiyle, işin esasına ilişkin değerlendirme yapılmadan beraat hükmü tesisi, Kanuna aykırı olup..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2017/197 Esas, 2017/747 Karar sayılı kararının 09.03.2018 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 08.01.2021 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde tanımlanan basit yaralama suçunu işlediği ve Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 17.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/238 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmış olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.08.2022 tarihli, 2022/101910 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, kolluk görevlilerine kaçak inşaat yapılıyor şeklinde gelen ihbar üzerine suç tarihi olan 07/02/2013 günü yapılan kontrollerde, sanığın, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan Maliye Hazinesi'ne ait taşınmaz üzerindeki binanın 1 metre bitişiğini, iş makinesi ile yaklaşık 3.50 metre derinliğinde, 4.00 x 13.50 metre ebadında kazdırdığının tespit edildiği, bu tespite ilişkin aynı tarihli Görgü Tespit Tutanağının düzenlendiği, yargılama aşamasında bilirkişi refakatinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 26/09/2013 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde 189 metre küplük hafriyat yapılarak, doğal yapının bozulmasına sebebiyet verildiğinin belirtildiği, dolayısıyla sanığın eyleminin, sit alanına izinsiz fiziki müdahalede bulunma boyutunu aşarak, zarar verme boyutuna ulaştığı, her ne kadar sit tescilinin mahallinde ilan edildiğine dair herhangi bir bilgi - belgeye ulaşılamamış ise de, hazineye ait taşınmaz üzerinde ve dolayısıyla hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen eylemler bakımından sit ilanının yapılmış olup olmamasının önem arz etmediği gerekçesiyle, sanığın sübut bulan eylemine uyan 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6156, K. 2024/4685, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6156-e-2024-4685-k-be1cd91276da