Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5700 E. 2024/6158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5700
- Karar No
- 2024/6158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2494 E., 2021/1303 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 11.929,88 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, aynı yargılama kapsamında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraat, terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresinin henüz dolmadığı, tazminat koşullarının denetim süresi sonunda verilecek karara göre değerlendirilebileceğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmış olması ve neticeten beraat etmiş olması nedeniyle tazminat şartlarının oluştuğuna, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/175 Esas – 2018/113 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.09.2016-20.05.2017 tarihleri arasında 254 gün tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçu kapsamında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, her iki kararın da 27.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Her ne kadar davacı tutuklamaya konu suçtan beraat etmiş ise de; aynı yargılama kapsamında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, Dairemiz incelemesi sırasında 27.04.2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda kararın açıklanmasına karar verildiği durumda mahsup hususunun gündeme geleceği, davanın düşmesi karar verilmesi ya da davacının beraat etmesi durumunda ise gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin tamamı bakımından tazminata hak kazanacağı, bu itibarla 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.