Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4396 E. 2025/7748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4396
- Karar No
- 2025/7748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/456 E., 2021/2040 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 50.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 55,96 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ile davalı vekilin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğu, müvekkilinin adli kontrol nedeniyle de maddi ve manevi olarak zarara uğradığına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/47 Esas – 2019/437 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.10.2018 tarihinde ifadesi alınarak yurt dışına çıkamamak ve belirlenen yerlere başvurmak adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığı, 16.10.2018 - 21.11.2019 tarihleri arasında 401 gün adli kontrol tedbirinin infaz edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.01.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, 1 gün gözaltı süresinin infaz gördüğü, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, gözaltı süresinin kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında dava tarihinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.