Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4255 E. 2025/7975 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4255
Karar No
2025/7975
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/970 E., 2021/1514 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, arama, el koyma nedeniyle 75.000,00 TL maddi ve 110.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 6.000,00 TL manevi tazminatın 22.07.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının müfettiş olduğundan tutuklu kaldığı sürelerde gidemediği görevlendirmeler nedeniyle elde edeceği kazancın maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, el konulan telefon ve tabletin iade edilmediğinden zarara uğradığına, arama nedeniyle meydana gelen zararların, avukata ödediği vekalet ücretinin ve taşınma giderlerinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın müvekkilin uğramış olduğu zararı gidermekten yoksun olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, davanın kısmen kabul ve kısmen reddedilmesi nedeniyle hazine lehine vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/199 Esas- 2018/124 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.07.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 31.07.2017 tarihinde adli kontrol ile serbest bırakıldığı, 22.07.2017-31.07.2017 tarihleri arasında 9 gün gözaltında kaldığı, 06.10.2017 tarihinde tutuklandığı, 06.10.2017-29.11.2017 tarihleri arasında 54 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle tablet, telefon gibi eşyalarına el konulmasına rağmen iade edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, arama ve el koymaya ilişkin tutanakların denetime elverişli onaylı suretlerinin dosya içerisine alınarak, el konulan eşyaların davacıya iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmemesi halinde davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra 668 sayılı KHK hükümleri de dikkate alınarak bu hususta da tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Davacının 22.07.2017-31.07.2017 tarihleri arasında 9 gün gözaltında kaldığı ve 06.10.2017-29.11.2017 tarihleri arasında 54 gün tutuklu kaldığı, bu suretle her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına, ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması,

3-Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, hükmedilen tazminat miktarlarına faiz talep etmesine rağmen faiz başlangıcı için tarih yazmadığı ancak 27.12.2018 tarihli duruşmada tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen faiz başlangıç tarihinin tutuklama tarihi olan "06.10.2017" olarak belirlenmesi gerekirken, mahkemece tazminat miktarına gözaltı tarihi olan ''22.07.2017'' tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi,

4-Kabul ve uygulamaya göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4255, K. 2025/7975, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4255-e-2025-7975-k-bea23a130631