Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4161 E. 2025/8012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4161
- Karar No
- 2025/8012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3919 E., 2021/840K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup,
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.380.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin davacının tazminat davasına konu "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Karşı Silahlı İsyanda Bulunma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarına ilişkin tutuklama müzekkerelerinin hiç infaz görmeden davacının tahliye edildiği, davacı hakkındaki "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin infazının devam ettiği, dolayısıyla davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; tazminata hükmolunması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1736 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Karşı Silahlı İsyanda Bulunma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarından dolayı yürütülen soruştuma neticesinde 16.01.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, kararın 22.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış bir davanın bulunmadığı, Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 04.12.2018 tarih ve 2018/39390 sayılı yazısı göz önüne alındığında, davacının tazminat davasına konu "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Karşı Silahlı İsyanda Bulunma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarına ilişkin tutuklama müzekkerelerinin hiç infaz görmeden davacının tahliye edildiği, davacı hakkındaki "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin infazının devam ettiği, dolayısıyla davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR İncelenen dosya kapsamına göre davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı kamu davası açıldığı, bu suçtan ötürü hakkında yapılan yargılama sonucu Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli ve 2017/499 Esas, 2017/329 Karar ilamı ile 7 yıl, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek 05.11.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat davasına konu ettiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan diğer suçlar bakımından ise tutuklama müzekkerelerinin hiç infaz görmediği tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.