Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4109 E. 2025/8284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4109
- Karar No
- 2025/8284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/94E., 2021/1794K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin müvekkili davacının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada 11.07.2019 tarihinde gözaltına alındığı, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'nce 15.07.2019 tarihinde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tutuklandığı, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/343 Esas sayılı dosyasında tutuklu olarak yargılanırken 05.12.2019 tarihli kararla 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı, müvekkilinin 11.07.2019 - 15.07.2019 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığını, derhal hakim huzuruna çıkarılma ilkesinin ihlal edildiği, CMK'nın 91, 141/1-b ve Anayasanın 19/5. maddelerinin ihlal edildiği, tutuklama kararının ve tutukluluğun devamı kararlarının kanuna aykırı olduğu, tutukluluk süresinin makul olmadığı, itirazlara makul sürede karar verilmediği, 15.07.2019 tarihli tutuklama kararına 17.07.2019 tarihinde itiraz edilmesine rağmen 19.08.2019 tarihinde düzenlenen tensip zaptıyla tahliye talebinin reddine ve tutuk halinin devamına karar verildiği, 17.09.2019 tarihinde verilen tutukluluğun devamı kararına, aynı gün itiraz etmelerine rağmen itirazın 03.10.2019 tarihinde karara bağlandığını, 15.07.2019 tarihinde verilen tutukluluğun devamı kararından sonra CMK'nın 108. maddesinde öngörülen 30 günlük sürenin aşıldığını, incelemenin 19.08.2019 tarihinde yapıldığı, CMK'nun 108/1 ve 141/1-a maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin yapıldığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine yönelik talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekilinin stinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığına, tutukluluk ve tutukluluk halinin devamına ilişkin kararların yasaya aykırı olduğuna, tutukluluk süresinin makul süreyi aştığına, tutukluluk incelemelerinin yasal süresinde yapılmadığına, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlara yapılan itirazların makul süre içerisinde karara bağlanmadığına, iddia makamı mütalaasına karşı beyanda bulunma haklarının engellendiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi: eksik vekalet ücretine hükmolunduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, "...sanık hakkındaki İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/12/2019 Tarih, 2019/43 Esas, 2019/208 Karar sayılı kararı henüz kesinleşmemiştir. Bu nedenle dava şartı yoktur. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde gözaltı süresinin 4 gün olduğunu, CMK'nın 91. ve 141/1-b maddeleriyle Anayasanın 19/5. maddelerinin ihlal edildiğini bildirmiş ise de; CMK'nın 91/3. Maddesine göre toplu olarak işlenen suçlarda toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet Savcısının gözaltı süresini her defasında 1 günü geçmemek üzere 3 gün süreyle uzatabileceği belirtildiğinden bu iddiası kabule şayan görülmemiştir. Zira toplamda 4 gün gözaltında kalmıştır. Davacı örgüt üyeliğiyle suçlanmıştır. Nitekim bu suçtan mahkeme kararıyla 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Yine davacı tutukluluğun devamına karar verilmesi sırasında 30 günlük sürenin aşıldığını ve itirazların süresinde karara bağlanmadığını belirtmiş ise de; 15.07.2016 tarihli darbeye teşebbüs nedeniyle bu suçtan açılan davaların çokluğu, mahkemelerin iş yükünün fazlalığı nazara alındığında aşılan sürenin makul olduğu, CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere tazminatı gerektirir nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından" gerekçesiyle yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ile davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak;
İlk derece mahkemesince İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2019 tarihli ve 2019/43 Esas, 2019/208 Karar sayılı ceza dosyasında davacının mahkumiyetine karar verildiği ve henüz kesinleşmediği tutukluluk incelemelerinde aşılan sürenin ise yargılamaların çokluğu ve iş yükü gerekçe gösterilerek makul olduğu belirtilerek, bu haliyle tazminat isteminin 5271 sayılı CMK'nın 1 41... . maddelerinde belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının tazminat talepleri arasında tutukluluk ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların yasaya aykırı olduğuna, tutukluluk incelemelerinin kanuni süresi aşılarak yapıldığına, tutukluluk incelemelerinin geçici 19 ucu madde hükümlerine aykırı olarak yapıldığına, tutukluluk süresinin makul olmadığına, tutukluluğun devamına karşı yapılan itirazlara makul sürede karar verilmediğine de ilişkin olduğu, tutukluluk incelemelerinin yasal düzenlemelere aykırı olarak yapıldığı yahut tutukluluk incelemelerinde yasal sürenin aşıldığının kabulü halinde davacı lehine makul bir tazminata hükmolunması gerektiği, davacının belirtilen iddialarına yönelik yargılama dosyasının tamamının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak davacının tazminat taleplerinin detaylı şekilde değerlendirilerek tazminat şartlarının oluşup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.