Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3950 E. 2024/5347 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3950
Karar No
2024/5347
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/974 E., 2021/1619 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği ilk dönem için 2.278,53 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle, davacının yargılamanın yenilenmesi öncesi kesinleşen cezanın infazı kapsamında hükümlülükte geçirdiği ikinci dönem için davacının tutuklanmadan önce Tatvan Belediyesinde tekniker olarak görev yaptığı, buna göre gelir kaybının söz konusu tarih aralığını kapsayan emsal tekniker maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü ile 156.966,21 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın 16.02.2015 tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının birinci döneme tekabül eden maddi tazminatın 2.510,89 TL'ye, manevi tazminatın 7.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminata ilişkin kısmın brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiğine, manevi tazminatın eksik olduğuna, iki dönem halinde hükmedilen manevi tazminat bakımından faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olarak esas alınması gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/290 Esas – 2020/23 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan 16.04.2008 - 15.09.2008 tarihleri arasında 152 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve mahkumiyet hükmünün 19.09.2014 tarihinde kesinleştiği, söz konusu cezanın infazı kapsamında davacının 17.02.2015 - 21.03.2018 tarihleri arasında 1128 gün infaz gördüğü, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 27.06.2018 tarihli ve 2015/392 başvuru numaralı kararı ile davacının gerekçeli karar hakkının ve makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından dosyanın mahkemesine gönderildiği, bu kapsamda yapılan yeniden yargılama sonunda davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 24.01.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- 16.04.2008-15.09.2008 tarih aralığını kapsayan maddi tazminatın, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "2.445,25" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "2.510,89" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2- Her ne kadar davacının cezanın infazı kapsamında hükümlü olarak geçirdiği ikinci dönem bakımından tutuklanmadan önce Tatvan Belediyesinde tekniker olarak çalıştığından bahisle emsal tekniker maaşı baz alınarak maddi tazminat hesaplaması yapılmış ise de; dosya kapsamında yer alan 02.09.2020 tarihli Tatvan Belediye Başkanlığı yazı cevabına göre, davacının kurumda sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 16.09.2013 tarihinde memur olarak göre başladığı, 17.02.2015 tarihinde ise görevle ilişiğinin kesildiğinin bildirilmesi karşısında, belirtilen tarih itibariyle memur maaşı üzerinden tazminat hesaplaması yapılamayacağı, bu kapsamda ileri sürülen taleplerin idari yargının konusu olabileceği, davacının ilişiğinin kesildiği tarihin cezaevine giriş tarihi ile örtüştüğü, bu itibarla 17.02.2015-21.03.2018 tarih aralığı bakımından da asgari ücret üzerinden hesaplanan "46.907,38" TL'nin maddi tazminat olarak belirlenmesi gerekirken, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi, 3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, her iki dönem bakımından da belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 4- Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarına göre davacının ikinci kez ceza evine giriş tarihinin 17.02.2015 olduğunun anlaşılmasına karşın, ikinci dönem maddi ve manevi tazminat miktarları bakımından faiz başlangıç tarihinin 16.02.2015 olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3950, K. 2024/5347, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3950-e-2024-5347-k-d34e7ced5ca9