Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3867 E. 2026/4744 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3867
Karar No
2026/4744
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1149 E., 2021/654 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,62/1,53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur oranına, fazla ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17.09.2017 tarihinde saat 10.20 sıralarında tur şirketinde şoför olarak çalışan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 07... plaka sayılı otobüs ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, iki yönlü, virajlı, viraj levhaları bulunan yolda, ... Mahallesi ... mevkiinde 30 yolcu ile birlikte seyir halindeyken yolun sola virajlı kısmına geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir yönüne göre sağ taraftan yol dışına çıkıp 45 metre kadar toprak alanda ilerledikten sonra yaklaşık 20 metre yükseklikteki dere yatağına uçması sonucunda yolculardan 5 kişinin öldüğü, sanıktan şikâyetçi olan 11 kişinin çeşitli derecelerde kemik kırığı oluşacak şekilde, 7 kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olmak üzere toplam 18 kişinin yaralandığı olayda; Adli Tıp Kurumu raporuna göre, sanık sürücü ...'ın idaresindeki otobüs ile seyir halindeyken yola gereken dikkati vermediği, seyrini aracın teknik özellikleri ve mevcut yol şartlarını göz önünde bulundurarak kaplama içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, mevcut hali ile olay mahalline geldiği esnada da sevk ve idare hatası nedeniyle direksiyon hakimiyeti kaybedip sağ taraftan yol dışı kaldığı ve devamında da dere yatağına düştüğünün tespit edilmiş olup, sanığın, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da tam kusurlu olarak 5 kişinin ölümüne, 18 kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında, olayın oluş şekli, kusur durumu ile dosya kapsamı nazara alındığında alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılması gerektiği halde yeterince uzaklaşılmadan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmekle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3867, K. 2026/4744, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3867-e-2026-4744-k-fd6d63cbde72