Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3844 E. 2024/4847 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3844
Karar No
2024/4847
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2446 E., 2021/348 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve makul sürede yargılanmama nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkındaki Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan verilen zaman aşımından düşme kararının 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince aynı Kanun'un 142/1. maddesinde öngörülen tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davanın 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu, 13.12.2019 tarihinde açılan davanın 10 yıllık yasal süre içerisinde olduğu, davacı hakkında zaman aşımından düşme kararı verilmiş olması nedeniyle CMK 141 vd maddelerince maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu, davacı lehine makul oranda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm fıkrasına 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın ilk gözaltı tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi hükümleri eklenmek suretiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesaplamasında bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, hükmedilen maddi tazminatın çok düşük olduğuna, davacının yargılandığı davanın niteliği, gözaltında ve tutuklu olarak geçirdiği süre, yargılamanın uzun yıllar devam etmiş olması nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet ilkerine aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas-2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan 18.04.1980-25.04.1980 tarihleri arasında 7 gün, 10.12.1981-11.01.1982 tarihleri arasında 32 gün gözaltında, 18.01.1984-27.06.1984 tarihleri arasında 161 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle 466 sayılı Kanun yürürlükte olmasına karşın 5271 sayılı Kanun'un 142/1 maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açılmadığı kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davanın 466 sayılı Kanun uyarınca süresi içerisinde açıldığı belirlenerek zaman aşımından düşme nedeniyle davacı hakkında makul oranda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı hakkında zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği dikkate alındığında, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında zaman aşımından düşme hususunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yapılarak davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçeli karar başlığında dava türü olarak "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davacının 8.04.1980-25.04.1980, 10.12.1981-11.01.1982, 18.01.1984-26.06.1984 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yargılamanın 5271 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik talebin 5271 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3844, K. 2024/4847, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3844-e-2024-4847-k-92093743c8ba